Serkan UYGUR

Merhaba Dostlarım,

Global firmalar ve şirketler, insan algısının dikkatini çekebilmek için yoğun bir çalışma içindelerdir.

Bizler, gün içinde o kadar çok reklam ve dış uyarıcılarla karşılaşıyoruz ki, beynimiz artık bu uyarıcılara tepki vermiyor.

İlginç olaylara bile tepki vermiyor.

Firmaların, kendi ürünleriyle ilgili yapmış olduğu konumlandırma çabalarının yetersizliğine ve ilgi çekicilikten uzak kalmasına neden olmaktadır.

Ben, bu durumda ne yapılması gerektiği ile ilgili sizler için çalışma yaptım.

Bir çok seçeneklere ulaştım,

Bunlardan bazıları; boyutlu (3D) ürünler.

images

Gazete ve dergilerde bu tür reklam veya tanıtım faaliyetleri yapıldığında, ilgili ürünlerini piyasaya süren firmaların ciddi bir kazanç sağlayacağı bilinmektedir.

serkan uygur pasta                                     serkan uygur  pasta..png

Özellikle, renklerin gücünü kullanmak, net karınızın artmasına sebebiyet verecektir.

serkan uygur pasta...

Klasikleşmiş şekiller ve şemalar, ilgi çekmeyeceği gibi müşterilerinize ulaştırmak istediğiniz mesaj gitmeyecektir.

serkan uygur pastab

İş adamları, bir dergiyi incelediğinde her resme bakar ve kendisinin ilgisini çekecek olan haberleri arar okur veya yeni gelişmeleri takip eder.

Dergilerde standart şekil veya grafikler yerine, boyutsal (3D) grafik ve şekil kullanımı, dikkatin daha çok toplanmasına ve ilginin yönlenmesine sebep olur.

serkan uygur pastaf

Boyutsal (3D) şekil ve grafikler, Renklerin gücü ve diğer konumlandırma çabaları hakkında bilgi edinmek isterseniz www.serkanuygur.com.tr adresinden iletişime geçebilirsiniz.

 

 

 

 

Serkan UYGUR

Pazarlama İletişimi (MA)

Pazarlama ve Satış Analiz Danışmanı

www.serkanuygur.com.tr

 

Merhaba Dostlarım,

Şirketlerde ve kurumlarda, bir konu hakkında bilgilendirme yapacaksanız sunum yapmanız gerekecektir.

Sunum yapabilmek için, özel bir hazırlığa ve sunum tekniklerini bilmeye ihtiyacımız vardır.

Sunum yaparken; vücud dilimizi (Body Language) çok iyi kullanmaya, neuromarketing bilgisine ve özel sunum tekniklerine sahip olunması gerekir.

Sizlere, etkili sunumun nasıl yapılması gerektiğini…www.serkanuygur.com.tr adresindeki iletişim formunu doldurup, yazının devamını isteyebilirsiniz.

 

 

 

Serkan UYGUR

Pazarlama İletişimi (MA)

Pazarlama ve Satış Analiz Danışmanı

Sevgili Dostlarım,

Sizlerinde bildiği gibi, teknoloji her geçen gün hızlı bir şekilde ilerlemektedir.

Bizler, gelişen teknolojiyi ne kadar bilinçli kullanırsak gelecek kuşaklara verimli bir yaşam bırakırız.

Dijital teknolojinin gelişmesi ile, insan emeğinin ortadan kalkacağı korkusu bulunmaktadır.

Dijital teknoloji ile sanal ortamdaki güvenlik ne kadar sağlıklı sağlanırsa, bizler üretime katılarak daha fazla üretime katkı sağlarız.

Toplum fertleri olarak hepimiz, iletişim odaklıyız ve duygularımız ve dürtülerimiz sayesinde çevremizle devamlı iletişim halindeyiz.

Dijital teknoloji çağ ile, insanların nitelikli olmasına zemin hazırlayan ve her bir nitelikli kişilerin üstüne düşeni yapması ile üretimin artması ve emek yoğun gücün artmasına sebep olacaktır.

Herkes şunu çok iyi algılamalı,

İnsan beyni hala keşfedilmemiştir.

İnsan beyninin gücüne ve yeteneklerini keşfetmek için yıllardır bilimsel çalışmalar sürmektedir.

Beynimizin yapısı fazlası ile komplex, karışık olmasından dolayı, hala bilimsel çalışmalar devam etmektedir.

Beynimiz; inanılmaz yetenek ve özelliklere sahiptir.

Beynimizin özelliklerini kullanmayı öğrendiğimizde, neler yapabileceğimizi hiç düşündünüz mü!

Yetenek liderleri, günümüzde yurt dışında gereken çalışmaları yapmakta ve gelişmek için her türlü imkanları kullanmaktadırlar.

  • Dijital teknoloji,
  • Müşteri deneyimi,
  • İnsansız araçlar,
  • Arttırılmış sanal gerçeklik,
  • Hologram teknikleri,
  • Yapay Zeka,
  • Uzay teknolojileri,
  • Yenilebilir enerji kaynakları

(elektrik enerjisi, rüzgar enerjisi, su enerjisi, güneş enerjisi)

ve daha fazlası bulunmaktadır.

Bilinçli kullanılan her ürün veya icat, insanlara yarar sağlayacaktır.

Dijital teknolojileri ne kadar inovasyon odaklı kullanırsak, verim odaklı faydalar elde ederiz.

Teknolojiyi kullanırken, kullanım amacımız çok önemlidir.

Günümüzde, başta ülkemiz olmak üzere, bir çok ülkelerde, işsizlik ciddi boyutlara ulaşmıştır.

Dijital teknolojiyi kullanmak isteyip, insan emek gücüne karşı kullanılması, işsizliğin daha da artmasına sebep olacaktır.

Bu tür kullanım ile, teknolojiden istediğimiz verimin düşmesine neden olacaktır.

Teknoloji, insanların işlerini kolaylaştırmak için kullanılmalıdır.

İnsanlar, zorlandıkları bir işi yaparken, teknoloji zor işleri basitleştirmeli ve insan emeği diğer nitelikli işleri yapmaya eğilimli olması teşvik edilmelidir.

Dijital teknoloji, sanal ortamda güvenliğin en üst seviyede olması için kullanılırken, insan ve emeği daha fazla üretime katkı sağlayıp, emek yoğun ürünler üretmelidir.

Her yapılan iş ve iş kollarında, iş planlamaları sağlıklı yapılmalı ve uygulanmalıdır.

Ülke olarak, Ar-Ge çalışmalarına önem vermeliyiz. Gereken destek ve imkanlar sağlanmalıdır.

Bugün, dünya ülkelerine baktığımızda, en büyük yatırım projeleri, Ar-Ge ye yapılmaktadır.

Ar-Ge, bir ülkenin en yüksek medeniyet seviyesine ulaşmasını sağlamaktadır.

2018 yılı itibari ile ve gelecek yıllar baz alındığında gelişmiş teknolojiler ile karşılaşacağız.

Ekosistem insanların üretip tüketmesi üzerine kurulacak olup, arz ve talep birbirini dengeleyecektir.

Bazı ülkeler, arz ve talep dengesini dengeleyemezler ise bağımlı yaşamaya ve takipçi olmaya devam edecektir.

Dünya ekonomisinde, ne kadar ihtiyaca uygun ürün veya hizmet üretir ve uygularsak inovatif gelişmeler elde ederiz.

Modern pazarlama ve satış sistemi değişimler göstermektedir.

Stratejiler günümüz ekosistemine uygun hale getirilmektedir.

Dijital teknolojinin gelişmesi, geleneksel pazarlama stratejilerinden modern pazarlama yöntemlerine geçişi zorunlu kılmıştır.

Unutulmaması gereken en önemli konu,

Bazı geleneksel pazarlama yöntemlerinin hala devam ettiği ve gelecekte de bu yöntemlerin kullanılacağı görülmektedir.

Geleneksel pazarlama yöntemlerinin en önemli ayaklarından olan,

Ağızdan Ağıza Pazarlama (WOMMA)

Bu yöntem, hiçbir zaman evrimleşmeyecek modern pazarlama yöntemlerinin arasında, parlayan bir yıldız olarak yerini alacak ve sürdürülebilir olacaktır.

Global firmalar ve şirketler, uyguladıkları pazarlama stratejileri ile sürdürülebilir politikaları hemen ve zaman kaybetmeden hayata geçirmelidirler.

Sürdürülebilir çalışmalar, şirketlerin gelecek için atacağı adımlarda ve alacağı kararlarda önem arz edecektir.

Dijital teknoloji ile gelişen ekosistem, farklı iş alanları yaratacak olup çeşitli meslekler yaratacaktır.

Geçmişte bilgiye erişmek neredeyse imkansızken, şimdi bilgiye erişmek sadece bilgisayarınızın klavyesindeki bir tuşa dokunmak kadar kolaydır.

Bizlerin aklına şu soru gelmektedir,

Neden hala toplum olarak bilgi bakımından yetersisiz,

Toplumlara istediğiniz bilgi ve becerileri sunabilirsiniz, fakat toplum beklentisi, sizlerin verdiği bilgiyi alacak kapasitede mi!

Her toplum bireyi; araştırmak, yorumlamak ve analiz etmek isterse, bu toplum bilim ve bilgi bakımından verim odaklı gelişecek ve büyüyecektir.

Bizler, dijital teknolojilerin bizlere sunduğu hizmetlerden yararlanıp inovasyon gerçekleştirmeli ve inovatif düşünceler üretmeliyiz.

Dijital teknolojileri geliştirirken, bizler müşteri deneyimine (MOD) çok fazla önem vermeliyiz.

Müşteri deneyimi, ticari bir faaliyetin sürdürülmesinde en önemli ölçeklerden biridir.

Müşteriler satın alacağı bir ürünün veya hizmetin kendisine getireceği yararı ve faydayı deneyimleyip görmek ister.

Dijital teknolojiler gelişirken, müşteri deneyimi kriterlerine önem vermeli ve müşterilerinin kullanımına sunmalıdır.

Dijital teknolojileri, insanlığın yararına odaklanıp verim odaklı kullanırsak, kendimize fayda sağlar, sürdürülebilir bir gelecek için emin adımlar ile gelişiriz.

 

Serkan UYGUR

Pazarlama İletişimi (MA)

Pazarlama ve Satış Analiz Danışmanı

www.serkanuygur.com.tr

 

Bu içerik şifre ile korunmaktadır. Görmek için lütfen aşağıya şifrenizi girin:

Merhaba Dostlarım,

Pazarlama ve Satış mesleğinin, en önemli konumlandırma ve ikna etme yöntemlerinden birisidir.

  • Müşterilerimiz ne istiyor,
  • Müşterinizi nasıl ikna edebilirsiniz,
  • Sürüngen beynin işlevi nedir,
  • Müşterinizin algısını nasıl yönlendirebilirsiniz,
  • Eski beynin görevi nedir,
  • Hayati kararlarınızı nasıl veriyorsunuz.

konular çeşitlendirilebilir.

Toplumun yanlış algısı olan, pazarlama ve satışın ne kadar hatalı bir algı olduğunun farkındayız.

Pazarlama ve Satış mesleğini icra eden profesyoneller, neuromarketing bilgilerinden yararlanarak, çalışmalarını bu yönde yapılandırmaları, kendileri için avantaj olacaktır.

Neuro Marketing çalışması yaparak sizlerin satış cirolarının nasıl arttırılması gerektiği hakkında sizlere bilgi verebilmek için mail adresimden talepte bulunabilirsiniz.

Serkan UYGUR (MA)

UYGUR Consulting

Marketing and Sales Analysis Consultant

serkanuygur.marketing@gmail.com

Bu içerik şifre ile korunmaktadır. Görmek için lütfen aşağıya şifrenizi girin:

Bu içerik şifre ile korunmaktadır. Görmek için lütfen aşağıya şifrenizi girin:

Merhaba Dostlarım,

Tarih boyunca, dünyanın her yerinde, sanatsal etkinlikler yapılmış ve ülke hükümetlerince desteklenmiştir.

Sanat dalları;

·     Edebiyat

·     Resim

·     Heykel

·     Mimarlık

·     Tiyatro

·     Dans

·     Konservatuar

Sayıları daha da artmaktadır.

Çocuklar küçük yaşta, sanata olan ilgilerinden yeteneği olup olmadığı saptanır ve sanat dalları hakkında kendisini geliştirmesi sağlanır.

Dünyanın hiç bir ülkesinde, sanatçılar kolay yetişmiyor. Belli bir yeteneğe ve üretkenliğe sahip olmak gerekiyor.

Bazı ülkelerde sanatçılara değer verilmesini bırakın, yerden yere vuruluyor ve toplumun içinden uzaklaştırılıyor.

Topluma ışık olması gerekirken, değersizleştiriliyorlar. Böyle toplumlar geri kalmış, üçüncü dünya ülkesi olmaktan başka bir işe yaramıyorlar.

Sanatçılar;

·    Topluma yol gösteren,

·    Topluma ışık tutan,

·    Muhakeme yeteneğini ortaya çıkartan,

·    Ayrıntılara dikkat çeken,

·    Ülkelere gelişme yolunu açan,

·    Bilimsel çalışmalara zemin hazırlayan,

·    İnsanları bir arada tutan,

·    Topluma refah ve huzur getiren.

bir daldır.

Herkes sanatçı olamaz. Sanatçılara değer verilmeli düşünceleri dinlenmeli ve yeni bir bakış açısı yaratılmalıdır.

Sanatsız yaşamaya çalışan bir toplum, ölmeye ve yok olmaya mahkumdur.

Araştırmalarım sonucunda çok önemli bir kaç detay ile karşılaştım. Tespit ettiğim kadarı ile bazı Avrupa ülkeleri, sanatçılara oldukça fazla değer verdiğini gördüm.

Gelişmiş Avrupa ülkeleri; belli bir sanat dalını icra eden kişilere, kendi ülkesinde yaşama hakkı veriyor, arzu ederse vatandaş olma hakkı da verip, ülkesinin istediği şehirde oturma izni vermekte ve iyi bir ücret karşılığı, çalışma hakkı vermektedir.

Sanatçılar zor yetiştiğine göre, bu hakkı kendilerine fazlası ile vermeliyiz.

Sanata ve sanatçıya değer vermek, bir ülkenin gelişmişlik seviyesinde, kendi konumunu kendisi belirlemektedir.

Sanata ve sanatçılara destek olup, sanatın ve sanatçıların gelişmelerini sağlamalıyız.

 

Teşekkürler.

Saygılarımla.

 

Serkan UYGUR

Marketing Communications Master

https://www.linkedin.com/in/serkan-uygur-083b7114?trk=hp-identity-photo

Pazarlama modelleri hakkında bir kaç konuya değinip, kişisel olarak önemli olduğunu düşündüğüm bir kaç konuya değinmek isterim.

Dünyada ve ülkemizde, bir çok pazarlama modelleri ile karşı karşıyayız. Bir çok girişimci ve işveren, pazarlama tiplerini kullanmaktadır. Bazı pazarlama modellerini hala ülkemizde kullanamıyoruz veya kullanmaya elverişli değiliz.

Her bir pazarlama modelinin, kendisine has işlevi bulunmaktadır.

Yaptığım araştırmalar sonucunda şimdiye kadar bir çok pazarlama modelini tespit etmeye çalıştım.

Başlıcaları Pazarlama Modelleri şunlardır;

  • Neden Pazarlama (Cause Marketing),
  • Close Range Marketing (CRM),
  • İlişki Pazarlaması (Relationship Marketing),
  • İşlemsel Pazarlama (Transactional Marketing),
  • Kıtlık Pazarlaması (Scarcity Marketing),
  • Sözlü Pazarlama (Word of Mouth Marketing),
  • Call to Action (CTA) Marketing,
  • Viral Marketing,
  • Çeşitlilik Pazarlaması (Diversity Marketing),
  • Gizli Pazarlama (Undercover Marketing),
  • Kitlesel Pazarlama (Mass Marketing),
  • Mevsimsel Pazarlama (Seasonal Marketing),
  • PR Marketing,
  • Online Marketing,
  • Email Marketing,
  • Evangelism Marketing,
  • Event Marketing,
  • Offline Marketing,
  • Outbound Marketing,
  • Direct Marketing,
  • Inbound Marketing,
  • Ücretsiz Pazarlama (Freebie Marketing),
  • Newsletter Marketing,
  • Article Marketing,
  • Content Marketing,
  • Fuar Pazarlama (Tradeshow Marketing),
  • Search Marketing,
  • Direct Marketing,
  • Niche Marketing,
  • Drip Marketing,
  • Community Marketing,
  • Social Media Marketing,
  • Cross-Media Marketing,
  • B2B Marketing,
  • Promotional Marketing,
  • Ambush Marketing,
  • B2C Marketing,
  • Cloud Marketing,
  • Mobile Marketing,
  • İttifak Pazarlama (Alliance Marketing),
  • Tersine Pazarlama (Reverse Marketing),
  • Telemarketing,
  • Free Sample Marketing,
  • Direct Mail Marketing,
  • Database Marketing,
  • Personalized Marketing,
  • Affinity Marketing,
  • Culttural Marketing,
  • Humanistic Marketing,
  • Guerrilla Marketing,
  • Brand Lover Marketing.

Dünyada internet kullanımının artması yeni teknolojik gelişmelere sebep oluyor.

Web 1.0 , web 2.0 ve 2010 yılı 2020 yılları arasında web 3.0 kullanıyoruz. 2020 yılında, web 4.0 Yapay zeka (Sanal Zeka, Virtual İntelligence) kullancağız.

Uluslararası firmaların ve yerel işletmelerin digital pazarlamaya olan merakları gün geçtikçe artıyor. İşletmeler, sanal mecralarda kendi e-ticaret sitelerine kurarak; müşteri ve tüketici grupları ile birlikte etkileşime geçerek satışlarını arttıracaklar.

Alfa kuşağı ve jenerasyonlar, yeni teknolojileri verimli kullanarak girişimlerine yeni gelir modelleri ekleyerek, sürüdürülebilir çalışmalar yapacaklar.

Pazarlama ve Satış Eğitimleri, Neuro Marketing Eğitimi (Nöro Pazarlama, Algı Yönetimi ve İkna Stratejileri), Alfa Kuşağı ve Jenerasyonlar, Yapay Zekâ ve Teknolojiler, Kariyer Yönetimi, Girişimcilik, İtibar Yönetimi, Marka ve Kişisel Markalaşma ve Mentor eğitim konu başlıklarına linkten ulaşabilirsiniz.

Eğitim hakkında detaylı bilgileri serkanuygur.marketing@gmail.com adresinden alabilirsiniz.

Serkan UYGUR (MA)

UYGUR Danışmanlık

Pazarlama ve Satış Analiz Danışanı

serkanuygur.marketing@gmail.com

Merhaba Dostlarım,

Dünyadaki her ülke, geri dönüşüme çok fazla önem vermektedir. Ülkeler, gider kalemlerini düşürmek ve yıllar içinde yaptığı kullanılmış ürün atıklarını değerlendirerek, tekrar kullanıma sokmaktadırlar.

Doğal olarak, hem doğal hayat korunmakta hem de yaşanabilir çevre ve doğa için güzel bir adım atılmış olmaktadır.

Hükümetlerin destekleri ve firmalarında yaptığı katkılarla sürdürürlebilirlik sağlanmış oluyor.

Ülkelere geri dönşüm, hem maliyet avantajı hemde ekonomik yararlar sağlamaktadır.

Yeni ham madde kullanmak yerine, atıklardan kullanılabilir hammadde elde edilmektedir.

Geri dönüşüm, çevresel ve ekonomik sebeplerden dolayı önemlidir.

·    Eski zamanlarda; kılıçlar, tencereler ve metal parçaları eritilerek, metal paralar ve kullanılacak ev eşyaları elde edilerek, yıllar önce geri dönüşümün temelleri atılmıştır.

Dünyadaki hızlı endüstriyelleşme sebebiyle ham maddeye olan ihtiyacın artması sonucu geri dönüşüme olan talep artmıştır.

·    Ham madde satın almak yerine, daha ucuza mal edilen; demir, hurda, metaller, yıpranmış kumaş artıkları maddelerin geri dönüşümü ile ham madde elde edimi ekonomiye büyük yarar sağlar.

·    Sanayi devriminden önceki zamanlarda, Avrupa’da bronz hurdalar ve diğer metaller toplanıp eritilerek sürekli bir kullanım sağlanmıştır.

·    İngiltere de; kömür ve ağaçların yanması sonucu elde edilen toz ve küller toplanıp, tuğla yapımında kullanılmıştır.

·    1800 yıllarda özellikle bir içecek firması ürünleri depozitolu bir sistemle satışa sunularak geri dönüşümü sağlanmıştır.

·    1813 Benjamin Law, eski yıpranmış kumaş artıklarını geri dönüştürerek saf pamuk elde etmiştir.

Geri dönüşümün, en parlak dönemi II.Dünya Savaşıdır.

Savaş esnasında olan finansal kısıtlamalar ve savaşın etkisiyle hızlı bir şekilde azalan hammadde eksikliği ile geri dönüştürülebilir eşyalar ve maddeler aranır hale gelmiştir.

Günümüzde;

·    2014 yılında Avrupa Birliği 24 milyar euro ciro ile 500.000 kişiye istihdam sağlamıştır.

·    60.000 den fazla firma ile atık ve geri dönüşüm sanayisi üzerinde çalışarak dünya payının yaklaşık %50 sine sahiptir.

Geri Dönüşüm;

Kullanılmış malzemelerin tekrar hammadde olarak kullanıma sunulmasıdır.

Cam, plastik, kağıt, metal, piller ve diğer atık maddeleri, tekrar hammade olarak imalata hazır hale getirmek.

Önemi;

• Doğal kaynaklarımızın korunması,

• Enerji tasarrufu,

• Atık miktarını azaltarak çöp işlemlerinde kolaylık

• Geleceğe ve ekonomiye yatırım.

Maddeler;

• Kimyasal atıklar,

• Cam,

• Kağıt,

• Alüminyum,

• Plastik,

• Piller,

• Motor yağı,

• Akümülatörler,

• Beton,

• Organik atıklar,

• Elektronik atıklar,

• Demir,

• Tekstil,

• Ahşap,

• Metal.

Kurumlar;

• T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı

Atık Yönetimi Dairesi,

• Temiz Dünya Ekoloji Derneği,

• Ambalaj Sanayicileri Derneği,

• Tüketici ve Çevre Eğitim Vakfı – TÜKÇEV,

• En-Tek Lastik Geri Kazanım Merkezi,

• Çevre Koruma ve Ambalaj Atıkları

Değerlendirme Vakfı – ÇEVKO,

• TEMA,

• WWF-Türkiye.

En-Tek Lastik Geri Kazanım Merkezi;

İlk atık lastik geri dönüşüm fabrikasını kurmak üzere Bilecik’in Pazaryeri ilçesinde bugünkü tesisinin bulunduğu yere taşınmıştır.

ÇEVKO;

Çevre Koruma Ve Ambalaj Atıkları Değerlendirme Vakfı – ÇEVKO, İstanbul’da yerleşik bir Sivil Toplum Kuruluşu’dur.

TEMA;

Türkiye Erozyonla Mücadele Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı.

WWF-Türkiye;

1996′da kurulan Doğal Hayatı Koruma Vakfı, 2001 yılında WWF’nin Türkiye ulusal kuruluşu haline gelerek WWF-Türkiye adını benimsemiştir.

Projeler;

·    Kafkasya Ekolojik Bölgesi,

·    Doğu Karadeniz Havzası,

·    Konya Kapalı Havzası,

·    Küre Dağları,

·    Akyatan,

·    Çıralı,

·    Kaş,

·    İğneada,

·    Susurluk Havzası.

gerçekleştirmiştir.

WWF-Türkiye çalışmalarını bağışlar ve sponsorluklarla sürdürmekte olup, kâr amacı gütmeyen kurum ve kuruluşlar kapsamına girer.

Ülkeler;

İzlanda 93,5

·    Nefes kesen doğasıyla hali hazırda dünyanın en güzel ülkelerinden biridir.

·    Çevre politikalarına gösterdikleri önem hiç düşmüyor.

·    İzlanda halkı jeotermal enerji kaynaklarını kullanmanın öneminin oldukça farkında.

·    Ülkenin en çok kullanılan elektrik ve ısınma enerjisi ise hidrojen.

·    İnanması zor olsa da ülkede kullanılan toplam enerjinin %82’si hidrojen ve jeotermal kaynaklardan elde ediliyor.

·    Kömür, üretilen enerjinin sadece %18’inde kullanılıyor.

·    Bu oranlarla İzlanda, birinciliği fazlasıyla hak ediyor.

İsviçre 89,1

·    EPI liderliğini koruyordu fakat bu yıl İzlanda’nın inanılmaz performansı ikinci sıraya düşmesine neden oldu.

·    Yeşil bir dünya yaratmak için yoğun çaba gösteriyor.

·    Hükümet çöp atımlarını ücretli hale getirdi ve halk da ekolojiyle oldukça içli dışlı.

·    Bazı kasaba ve küçük kentlerde motorlu araç kullanmak yasak.

Kosta Rika 86,4

·    Hükümet 2021 yılında karbon salımını sıfıra düşürmeyi hedefliyor.

·    Ülkede yıllarca sanayileşmeye yer açmak için ormanlar katledildi, şimdi ise yaralar sarılmaya çalışılıyor.

·    Son beş yılda beş milyon ağaç dikildi.

İsveç 86

·    Gezerken dikkati ilk çeken şey ekoloji dostu ürünler oluyor.

·    2020 itibarıyla fosil yakıtların aşamalı olarak kaldırılacağının duyurulması.

·    Kerestelerden çıkan talaş bile ısınmada kullanılıyor.

Norveç 81,1

·    İklim değişikliğinden nasibini almaya başlayan bölgelerden.

·    Ekonomi yakıt ihracatına dayalı olsa da, ülke karbon salımını 2030’da sıfıra indirmek için çalışmalar yapıyor.

·    Hükümet mazot fiyatlarını eko-yakıtlardan daha pahalı tutarak insanları doğa dostu enerji kaynaklarına yöneltmeyi hedefliyor.

Mauritius 80,6

·    Rama Sithanen hükümeti kullanılan materyelleri geri dönüşüm yoluyla geri kazanmak için yoğun çalışmalar yürütüyor.

·    Ada etrafını çevreleyen suya bel bağlamış durumda.

Fransa 78,2

·    Doğa dostu yakıtlar,

·    Enerji tasarrufu,

·    Yenilenebilir enerji kaynaklarındaki artış,

·    Organik tarımın yaygınlaşması.

faktörler geliyor.

·    Hükümet solar panel kullanan vatandaşlara vergi indirimi uyguluyor.

·    Eko amaçlarını gerçekleştirme de en büyük rol oynayan faktör ise, bina yapımında saman balyası kullanılması.

Avusturya 78,1

·    Hükümet Çek Cumhuriyeti’yle sınırlarını doğa dostu bahçelerle kaplamak üzere anlaşma yaptı.

·    Bu bahçelerde meyve ağaçları, çeşit çeşit bitki ve çiçekler yetiştiriliyor.

·    Bu muhteşem görünümlü bahçelerde yetişen hiçbir şeyde pestit kullanılmıyor.

·    Konu ‘yeşil’ olunca ülkenin geri kalanı hakkında bir şey söylemeye zaten gerek yok.

Küba 78,1

·    Çiftliklerdeki illegal pestit kullanımının oldukça aşağılara çekilmiş olması.

·    Deniz suyunun toprağı heba etmesini engellemek için su seviyesini düşük tutmaya çalışıyorlar.

·    Guama bölgesinde hidroelektrik kullanılmaya başlanması.

·    Bu bölgedeki tüm evleri hidroelektrik santrale bağlama ve ihtiyaçları olan elektriği bu yolla sağlama çalışmaları yürütüyor.

Kolombiya 76,8

·    Orman katliamını durdurma ve bir dizi doğa dostu projeyi hayata geçirme kararı aldı.

·    İnşaat sektöründe artık çelik yerine bambu kullanımı yaygınlaşıyor.

·    Ülkede bolca bulunan endemik türleri koruma altına almak için birçok milli park kuruldu.

·    Moda tasarımcıları da son dönemde yeşil konuları sık sık gündeme getiriyorlar.

Ülkemizde ve Dünyada;

Yeniden değerlendirilme imkanı olan atıkların çeşitli fiziksel ve kimyasal işlemlerden geçirilerek tekrar üretim sürecine dahil edilmesidir.

Kullanım dışı kalan atık malzemelerin, çeşitli yöntemler ile hammadde olarak tekrar imalat süreçlerine kazandırılması.

Demir, çelik, bakır, kurşun, kağıt, plastik, kauçuk, cam, elektronik atıkların geri kazanılması ve tekrar kullanılması, tabii kaynakların tükenmesini önleyecektir.

Kullanılmış kağıdın tekrar kağıt imalatında kullanılması;

·    Hava kirliliğini %74-94,

·    Su kirliliğini %35,

·    Su kullanımını %45 azaltığı,

·    Bir ton atık kağıdın kağıt hamuruna katılmasıyla 8 ağacın kesilmesi önlenemiştir.

Önemi;

·    Doğal kaynaklarımızın korunması,

·    Enerji tasarrufu,

·    Atık miktarını azaltarak çöp işlemlerinde kolaylık,

·    Geri dönüşüm geleceğe ve ekonomiye yatırım.

Geri Dönüşebilen Maddeler

• Demir • Çelik • Bakır • Aliminyum • Kurşun • Piller • Kağıt• Plastik • Kauçuk • Cam • Motor yağları • Atık yağlar • Akümülatörler • Araç lastikleri • Beton • Röntgen filmleri • Elektronik atıklar • Organik atıklar

Basamakları

·    Kaynakta ayrı toplanması,

·    Sınıflama,

·    Değerlendirme,

·    Yeni ürünü ekonomiye kazandırma.

Camın Geri Kazanımı;

• Enerji tüketiminde azalma %25,

• Hava Kirliliğinde azalma %20,

• Maden atığında azalma %80,

• Su Tüketiminde azalma %50,

• Korunan doğal kaynaklar: kum, soda, kireç.

Geri dönüşümle ilgili SWOT analizi yapılmıştır.

(İstek doğrultusunda paylaşılacaktır).

Ülkeler, geri dönüşüm süreçlerini ne kadar desteklerse, biz insanlara o kadar yaşanabilir alan ve temiz hava, çocuklarımıza güzel bir gelecek bırakırız.

 

Teşekkürler.

Saygılarımla.

 

Serkan UYGUR

Marketing Communications Master

https://www.linkedin.com/in/serkan-uygur-083b7114?trk=hp-identity-photo

Merhaba Dostlarım,

·    Warren Buffett,

Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO

Berkshire Hathaway

Genç kadınlara tavsiyeler:

“Bir erkeğin yapacağı şeyi yapın. Tutkularınızın peşinden gidin. Sevdiğiniz işi yapın.

Gerçek şu ki, çok az insan işinde sıçrama kaydeder; bu nedenle de, sandığınızdan daha fazla başarılı olacaksınız. Eğer yaptığınız işe dört elle sarılırsanız, sizi fark edeceklerdir.”

·    Mary Barra,

CEO General Motors

Sevdiğiniz, tutkuyla istediğiniz bir şeyi yapın. Tutkuyla bağlı olduğunuz bir meşgaleniz olması halinde doğal olarak başarılı olacaksınız.

Kadınların ya da genel olarak başkalarının yaptıklarıyla ilgili pek çok fırsat ve seçim söz konusu. Tutkuyla bağlı olduğunuz bir şeyleri yapın. Hayat kısa.

·    Marc Andreessen,

Ortak Kurucu – Andreessen Horowitz

Steve Martin’in muhteşem kitabı “Born Standing Up”ta şöyle bir cümle var:

“O kadar iyi olun ki sizi göz ardı edemesinler.”

·    Helena Foulkes,

Başkan Yardımcısı

CVS Caremark Corporation

Koşmayı seviyorum. Uzun mesafe koşmayı seviyorum. Çoğu zaman da zaten işle ilgili karar verme sürecinin maraton koşusuna benzediğini düşünüyorum.

Başka bir deyişle, varmak istediğiniz yerin bitiş çizgisi olduğunu biliyorsunuz ama oraya giden yol her zaman da eğlenceli değil. Zorluklar var. Ancak ödüle odaklandığınızda, oraya varmak için motive oluyorsunuz.

·    Jeffrey Katzenberg,

Ortak Kurucu – DreamWorks

Aldığınız en iyi tavsiye nedir?

Henüz 10 yaşındayken Spartaküs filmini seyretmiştim. Ve o günden itibaren de Kirk Douglas benim için kahraman oldu.

Otuz yıl sonra, bir hayır işi organizasyonunda kendimi onun yanında otururken buldum. Orada katılımcılara o kadar tutkulu ve aynı zamanda kibar ve dokunaklı bir şekilde seslendi ki, daha önce hiç kimsenin böyle konuştuğunu duymamıştım.

Bu tutkunun nereden kaynaklandığını kendisine sordum. O da daha önce bana kimsenin söylemediği çok önemli bir cümleyle karşılık verdi:

“Nasıl vereceğinizi öğrenmediğiniz sürece nasıl yaşayacağınızı öğrenmediniz demektir.”

Peki sizin en iyi tavsiyeniz?

Görevin ne kadar küçük ya da büyük olduğu önemli değil; beklenenden biraz daha iyi yapmanız halinde, fark edilecek ve ödüllendirileceksiniz.

Dream Works’te yaptığımız her filmle, seyircilerimizin beklentilerini aşma amacı ve iddiasıyla yola çıkıyoruz. Her zaman başarılı olmayabiliriz ama deniyoruz. Bu sizin için de geçerli.

·    Meg Whitman,

Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO –

Hewlett-Packard

Kaliforniya Valiliği’ne aday olmam, başarılı olamasam da, bana çok yarar sağladı çünkü eleştirilere kulak asmamayı öğrendim.

Böyle bir deneyim, sonucu bilmediğiniz bir duruma atılmanız için gereken coşku, arzu ve yatkınlığı yaratıyor.

Sevdiğiniz işi yapın. İşte çok zaman geçiriyoruz. Muhtemelen son birkaç haftadır 150 saatimi işte geçirdim.

Bundan dolayı da sevdiğiniz işi yapmalısınız ve etrafınızda da gerçekten, keyif aldığınız insanların bulunması gerektiğini düşünüyorum.

Genç insanlara tavsiyem şu:

Eğer sizin için doğru olmadığını düşündüğünüz bir şeyler yapmanız istenilen bir şirkette çalışıyorsanız ya da liderlik ve yönetimle ilgili sıkıntılarınız varsa, hemen bırakıp gidin.

·    Martin Sorrell,

CEO WPP Group

Şimdiye kadar aldığınız en iyi tavsiye nedir?

Babam bana, zevk alacağım bir iş bulmamı, seçtiğim alanda çok çalışmamı burada belli bir ün elde etmemi ve daha sonra kendi başıma bir şeyler kurmak istiyorsam, o yoldan gitmemi öğütlemişti. İşinizi seviyorsanız, o halde onu zorunlu bir görev gibi görmezsiniz.

Bu da, bir işten diğerine atlamayı teşvik eden genel geçer kanıya aykırı bir durum.

Sizin en iyi tavsiyeniz?

“İşinize bakın!”

ya da benim sloganım:

“Sebat ve hız”.

·    Ginni Rometty,

Yönetim Kurulu Başkanı, Başkan ve CEO – IBM

Geçmişi hiçbir zaman korumayın. Geçmişi hiçbir zaman korumamanız halinde, sanırım hiçbir zaman onu, yapışıp kalacak kadar sevmeyeceksiniz.

Ayrıca kendinizi hiçbir zaman bir ürün olarak tanımlamayın; ayrıca rekabetle de tanımlamayın.

Eğer ürününüz ya da rekabetle kendinizi belirlerseniz, müşterinizin kim olduğu dikkatinizden kaçacaktır.

·    Steve Collis,

Başkan ve CEO – AmerisourceBergen

Şimdiye kadar aldığım en iyi tavsiye babamdandır:

“Yarışa nasıl başladığınız değil, nasıl bitirdiğiniz önemlidir.”

Sizin için en iyi tavsiyem ise Victor Frankl’ın şu sözünde yer alıyor:

“Başarıyı hedeflemeyin. Ne kadar çok hedeflerseniz o kadar kaçırırsınız. Başarı da mutluluk gibi, peşinden gidilecek bir şey değil. Kendiliğinden doğar ve de ancak kişinin büyük bir davaya kendisini adamasıyla beklenmedik bir yan etki şeklinde ortaya çıkabilir. “

·    Indra Nooyi,

Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO – PepsiCo

Zor görevlere dört elle sarılın. Genellikle kolay bir iş üstlenme, o işi iyi yapma ve daha sonra daha büyük bir göreve sıçramanın daha kestirme bir yol olduğu söylenir.

Bu teoride sıkıntı şu ki, kolay bir işi iyi yaptığınızda, kimse bunun farkına varmaz.

Zor görevlere aday olmak ve başkalarının çözemediği sorunları çözmek için çalışmak çok daha iyi.

Böylece bir organizasyonda gerçekten güvenilir bir lider olursunuz.

Hiçbir zaman öğrenmekten vazgeçmeyin. İster işe yeni başlamış, okuldan yeni mezun birisi ister CEO olun, her şeyi bilemezsiniz.

Bunu kabul etmek de bir zayıflık göstergesi değil.

En güçlü liderler hayatları boyunca öğrenci olanlardır.

·    Andrew Liveris,

Yönetim Kurulu Başkanı, Başkan ve CEO –

Dow Chemical

Aldığınız en iyi tavsiye nedir?

Kariyerimin ilk başlarında, Hong Kong’ta Çinli bir yaşlı iş adamından şu tavsiyeyi almıştım:

Toplumun üç sacayağı vardır:

Hukuk, mantık ve ilişkiler.

Batı’da bunların öncelikli sıralaması şöyledir: Birincisi yasa, ikincisi mantık ve üçüncüsü de ilişki.

Doğu’da ise tam tersi: İlk önce ilişki, sonra mantık ve daha sonra, hukuk.

Bunların tümü de vazgeçilmez. Ancak bilinmesi gereken asıl şey, başlangıç noktalarının farklı olduğudur.

Sizin tavsiyeniz nedir?

İnsanlar cüzdanla satın alınabilir ve beyinleriyle de uyarılabilir.

Ama yalnızca kalplerini kazanmanız halinde, tutkularının yönlendirmesiyle sizin için büyük bir çaba göstereceklerdir.

·    Lloyd Blankfein,

Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO – Goldman Sachs

Benim tavsiyem komple bir insan olmak.

Tabii ki, herkes kendi işine odaklanmalı. Ancak iş son nokta değil yalnızca sona varılacak bir araç.

Kendinizi farklı ilgi alanlarına açmalısınız. Ve de sonunda, kariyeriniz için daha iyi olacak çünkü başkalarına daha ilginç ve çekici geleceksiniz.

·    Melinda Gates,

Eş Başkan – Bill ve Melinda Gates Vakfı

Kadınlar için kariyer ve aile hayatlarını bir arada sürdürmek çok zor.

Öldüğüm gün insanların benim hakkımda iyi bir anne, iyi bir aile üyesi ve iyi bir arkadaş olduğumu düşünmelerini istiyorum. Bu benim için her şeyden önemli.

En çok etkilendiğim anlardan birisi de, Warren Buffett’ın Bill’le beni arkadaşlarına tanıştırmasıydı. Warren hayatta tanışabileceğiniz en nitelikli arkadaşlara sahipti ve bu da benim arkadaşlarım hakkında yeniden düşünmemi sağladı.

Warren’ın arkadaşlarıyla pek fazla bir şey yaptığı söylenemez; arada onlara ilginç bulduğu, okuduğu bir makaleyi gönderiyor. Onun bu tavrı benim de arkadaşlık hakkında yeniden düşünmeme yol açtı.

·    Larry Summers,

ABD Eski Hazine Bakanı

Şimdiye kadar aldığınız en iyi tavsiye nedir?

İyi olduğunu düşündüğünüzde hiçbir zaman düşündüğünüz kadar iyi değildir.

Kötü olduğunu düşündüğünüzde de hiçbir zaman düşündüğünüz kadar kötü değildir.

(Çocukken bana tenis hocam söylemişti.)

Peki sizin tavsiyeniz nedir?

Aynısını yapmayın.

Ayırt edici bir deneyiminiz ya da perspektifiniz olsun. Ve de telafisi mümkün hatalar yapın.

Harekete geçip de pişman olduğunuzda, geriye dönüşü yoktur. Harekete geçmeyip de pişman olduğunuzda ise, her zaman harekete geçebilirsiniz.

·    Andrés Gluski,

Başkan ve CEO The AES Corporation

Aldığınız en iyi tavsiye nedir?

Büyük yöneticiler zor zamanları değişim için fırsata dönüştürmeyi bilirler.

Nitekim generaller törenlerde değil savaşın ortasında sınanırlar.

Bundan dolayı, zihinsel olarak zor zamanlara hazır olun.

Sizin bulunacağınız en iyi tavsiye hangisidir?

Duygusal yoğunluk yaşadığınız zamanlarda, çok mutluyken, şaşırmışken ya da kızgınken karar vermeyin.

Benzer şekilde, konu hakkında bilgisi olan, güvendiğiniz insanlarla konuşmadan önemli bir karar vermeyin.

Ancak onları dinledikten sonra kararınızı verin.

·    Robert B. Pollock,

CEO Assurant

Büyüme dönemimde, annemin hiç konuşmadan telefonda zaman geçirdiğini fark etmiştim.

Belki bir saat telefondaydı ama yalnızca birkaç dakika konuşuyordu.

Kendisine niçin daha fazla konuşmadığını sorduğumda bana şu cevabı vermişti:

“Ağzın kapalı ve kulakların açıkken çok şey öğrenirsin.”

·    Francisco D’Souza,

CEO – Cognizant

En iyi tavsiyeyi Carnegie Mellon Üniversitesi’nde etik dersi hocamdan almıştım.

Bize hukuk ve yasal düzenlemeler hakkında bir sömestr ders verdikten sonra, kariyerlerimizde önemli kararlar alırken basit bir test yapmamız gerektiğini söylemişti.

“Eğer bu haber yarın gazetenin ön sayfasında yayımlanacak olsaydı, anne ve babanız sizinle gurur duyar mıydı?”

Bu tavsiyesi, siyah ve beyaz olmayan kararlar vermem gerektiğinde 20 yıl boyunca bana yol gösterdi.

Peki sizin tavsiyeniz nedir?

Bir şeylerin az bulunduğu dünyada, kritik beceri fırsatları artırmaktır.

Her şeyin bol bulunduğu yeni dünyada, en kritik beceri iyi seçimler yapmaktır.

Hayatımızda muhtemelen takip edebileceğimizden daha fazla fırsat olacaktır.

Bu nedenle de, yapacağımız seçimler daha da önem kazanıyor.

·    Scott McGregor,

Başkan ve CEO – Broadcom

Benim tavsiyemin adı “gazete ön sayfa testi” ve şöyle bir şeye benziyor:

“Yayımlanmasını istemediğiniz bir şeyi yapmayın, söylemeyin ya da yazmayın…”

Bu cümle yıllar içinde aldığım önemli kararlarda yol gösterici oldu; potansiyel olarak can sıkıcı şeyleri yapmamı engellemenin ötesinde iş kararlarımız daha karmaşık hale geldikçe, çalışanlarımıza, müşterilerimize, ortaklarımıza, içinde yaşadığımız ve çalıştığımız çevreye hesap verebilme ve şeffaf olma ihtiyacı daha da önem kazanıyor.

Bir şeyleri düşünürken başkalarının perspektifinden bakmayı da deniyor muyuz?

Kararlarımızı kamuoyu önünde savunabiliyor ve gerekçelerini açıklayabiliyor muyuz?

·    Susan Cameron,

Başkan ve CEO

Reynolds American

Eğer çalıştığınız ortamı, bir arada olduğunuz insanları, yaptığınız ürünü ve sunduğunuz hizmetleri sevmiyorsanız, orada durmayın!

Yalnızca yaptığınız şeye tutkuyla bağlı olmanız ve bunu beraber yaptığınız insanları sevmeniz halinde başarılı olacaksınız.

·    Jerome Peribere,

CEO – Sealed Air

O dönemde aynı zamanda şirketin CEO’su olan şefim kısa süre önceki bir satın almanın bulguları üzerinde aylardır çaba harcadığımı fark etmişti.

Bunun üzerine bana şöyle demişti:

“Satın alma gerçekleşti yalnızca mevzuatla ilgili bazı düzenlemeler gerekiyor. Ancak sana bir önerim var. Kendini bulduğun şeyden soyutla. Bir şeyleri olumlu tarafından görebilmek için zihnini temizle.”

·    Jim Lillie,

CEO – Jarden

İnsanlara işe başlarken şöhretlerine dikkat etmelerini öneriyorum. İnsanlar karakterleri, nasıl davrandığınızı hatırlarlar. Kimse bir yatırımın ne kadar büyük olduğunu hatırlamaz. Ama iyi bir insan olup olmadığınızı, adil davranıp davranmadığınızı ve ne derece sevecen olduğunuzu herkes hatırlar.

İnsanlara zor kararlar almaları için kendilerine para ödendiğini söylüyorum ama bu kararları nasıl ilettikleri ve yerine getirdikleri ömür boyu kalıcı bir izlenim yaratacak.

Hayat uzundur, anlaşmalar da gelir geçer ama şöhretiniz her zaman sizinle kalacaktır.

·    Megyn Kelly,

Spiker – Fox News

Evliliğimde ve işimde mutsuz olduğum günlerde , Dr.Phil adlı muhteşem bir adam bana, kendim ve gıpta ettiğim kişi arasındaki tek farkın hak ettiğimden daha kötüsüne razı olmam olduğunu söylemişti.

Evet, tam da buydu. Böylece, hak ettiğimden azıyla yetinmemeye karar verdim. Ufak ufak hayatımı değiştirmeye başladım. Başarı da başarıyı doğurdu.

·    Michael F. Mahoney,

Başkan ve CEO Boston Scientific

En iyi tavsiyeyi babamdan aldım.

Babam hem kendinize hem de başkalarına dürüst olmaya ve aynı zamanda büyük düşünmeye inanır.

Lider olarak ekibimi gözü pek olmaya ve hesaplanmış risklerden korkmamaya teşvik ediyorum. Aynı zamanda, iş dünyasının gerçeklerini de iyi kavramalıyız.

·    Mike Petters,

Başkan ve CEO – Huntington Ingalls Industries

Liderliğin bir zanaat olduğuna inanırım.

Karmaşık askeri gemiler inşa eden ve sofistike ürünler için mühendislik hizmetleri sunan bir mühendislik ve imalat şirketini yönetiyorum. Ancak bizleri asıl var eden yaklaşık 40,000 kişi ve onların da en iyi liderlere ihtiyacı var.

Liderlik kendiliğinden gelen bir şey değil. Mühendislik ya da muhasebecilik gibi liderlik de yatırım ve pratik gerektiriyor.

·    Darren Huston,

CEO – The Priceline Group

İşte ve genel olarak hayatta, ne yapmayacağınıza karar vermek ne yapacağınıza karar vermekten çok daha önemlidir (ve daha zordur).

Gitmek istediğiniz her yönü ters yönden de deneyin. Odaklanma ve basitlik iş gücünü artıran unsurlardır.

·    Ken Hicks,

Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO – Foot Locker

Beraber çalıştığım herkese tavsiyem şu:

“Dürüst olun. Düşünün. En zorunu deneyin. Bunu yaptıysanız, zaten sizden isteyebileceğim tek şey budur.”

·    Hikmet Ersek,

Başkan ve CEO – Western Union

Üst düzey liderler her zaman kendilerini başkalarının yerine de koymalı ve dinlemeli.

İnsanlar hangi ırk ya da ülkeden olursa olsun, ister zengin ister fakir, siyah ya da beyaz, erkek ya da kadın olsun, sizi geliştirir, yenilikçi ve aktif kılar.

Piramidin altını ya da yeni gelişen pazarları da çözümlenmesi gereken bir sorun olarak görmeyin; bunu fark yaratacak, bazı şeylerden yoksun olanların hayatını değiştirecek bir fırsat olarak değerlendirin.

·    Walt Bettinger,

Başkan ve CEO – Charles Schwab

Çalışma masamda, ön tarafı gelenlere dönük olan taş bir plaket var; plakette şöyle yazıyor;

“Zenginlik, paranın satın alamayacağı ve ölümün de beraberinde götüremeyeceği bir şeydir. “

Bu bana, hayatta önceliklerimizi bilmemiz ve yaşamamız gerektiğini hatırlatıyor. Teknoloji gelişiyor ve 24 saatlik bir iş döngüsü söz konusu. Unutmayın ki, iş-hayat dengesi bir mit.

Her şey önceliklerimizle bağlantılı. İnsanların nerelerde zaman geçirdiğine ve nelere öncelik tanıdığına bakın; böylece nelerin onlar için önemli olduğunu anlayacaksınız. En iyi tavsiyem sadece başkalarına yönelik değil benim için de geçerli.

·    Joe Rigby,

Yönetim Kurulu Başkanı, Başkan ve CEO

Pepco Holdings

Aldığınız en iyi tavsiye hangisidir?

Babam Büyük Buhran dönemini yaşamıştı ve bana hep şöyle derdi:

“Kamuda bir iş bul. Belki çok para kazanmazsın ama her zaman aileni geçindirebilirsin. Aileyi geçindirmek de hayatında yapacağın en önemli şey olacak.”

Siz nasıl bir tavsiyede bulunmak isterdiniz?

Maddi konulara çok fazla kafayı takmayın. Hayatı yaşamaya bakın çünkü bu bir elbise provası değil; tam şu an olup biten bir şey.

·    Harold (Max) Messmer,

Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO – Robert Half

Aldığım ve başkalarına da aktardığım en iyi tavsiye çocuk kitabı

“The Little Engine That Could”u okumaları ve bir şeyler öğrenmeleridir.

Bu kitap her zaman için geçerli, güçlü bir mesaj veren basit bir masal. Çocukken ebeveynlerim bana bu masalı okumuşlardı ve ben de büyürken bu sayede her zaman amaçlarımı gerçekleştirme yolunda sebat ettim, hiçbir zaman bahane bulmadım ve olumsuz konuşanları da hiç dinlemedim.

Kitabın çocuklara zorluklar karşısında geri adım atmamaları mesajı vermesi hoşuma gidiyor. Aşılamaz gibi gözüken şeyler iyimserlik ve çok çalışarak üstesinden gelinebilir.

·    Jen-Hsun Huang,

CEO – Nvidia

Dünyayı bir çocuk gibi önyargılarınız olmadan görün. Meraklı olun. Öğrenmekten vazgeçmeyin.

Düşünün. Ama çok fazla da düşünmeyin. Gerçekten bilmenin tek yolu denemektir. Hata yapın. Öğrenin. Sonra tekrar deneyin.

Herkesten ve herhangi birisinden bir şeyler öğrenebilirsiniz ama önce kendiniz olun.

Kendinizi tutkulu bir şekilde yaptığınız şeye adayın. Bu hayatınıza anlam katacaktır.

Kendinizden ve etrafınızdakilerden mükemmellik bekleyin. İnanırsanız, muhteşem şeyler gerçekleşir.

Bu ilkeleri her gün uyguluyorum ve çok işime yarıyor.

·    F. Michael Ball,

CEO – Hospira

Yıllar önce bir iş arkadaşım bana, insan yönetimiyle ilgili felsefemi büyük ölçüde şekillendiren basit bir konseptten söz etmişti:

“Bir şeyi “olduğu gibi” şeklinde değil “olması gerektiği gibi” diyerek anlat”.

Çoğu durumda, insanlar durumun gerçekliğinin farkındadır; yöneticinin görevi ise gelecekle ilgili ilham verici bir perspektif sunmaktır.

İnsanların gidilecek yolu bilmeleri halinde bir araya gelmek ve bu uğurda “her şeyi vermek” için daha istekli olduklarını keşfettim; bu da hem çalışanları hem de organizasyonu en iyi sonuçlara ulaştırıyor.

·    Brad Barron,

Başkan ve CEO – NuStar Energy

İş arayanlara tavsiyem şudur:

“İlk işinizi para bazında seçmeyin. Daha çok, değerlerinize uygun bir yerde çalışmayı tercih edin. Nihayetinde, nefret ettiğiniz bir işte olmaktansa sevdiğiniz bir işte çalışmanız halinde daha başarılı olacaksınız.

Bunu çok iyi açıklayan bir deyiş vardır:

“Sevdiğiniz bir işi yapın böylece hayatınızda bir gün bile çalışmamış olacaksınız.”

·    Bill Cobb,

CEO – H&R Block

Aldığım en iyi tavsiye “risk arkadaşınızdır” şeklinde.

Pek çok insan riski kaçınılması gereken bir şey olarak görür ancak biz bunu fırsat olarak değerlendirmeliyiz.

Tarihe dönüp baktığınızda ve halen içinde yaşadığımız dünyayı etkilemiş olan insanları düşündüğünüzde, cüretkâr olanların, var olanı bozanın ve bilinmeyene doğru maceraya atılanın başarılı olduğunu görürsünüz.

Belki bazen başarısız olacaksınız ama zaten sonuç olarak hiç risk almamanız halinde de aynı olumsuz tabloyla karşı karşıya kalacaktınız.

Benden gelecek en iyi tavsiye ise şu olabilir:

Liderliğinizde esnek olun. Liderler çalışanların içindeki en verimli yönü keşfedip ortaya çıkarmalı.

Herkesin kendi bir background’u ve kendine özgür bir günlük yaşamı sürdürme tarzı vardır.

Yönettiğiniz insanlarla temas halinde olmak ve onların nasıl yönetilmek istediklerini anlamak farkı yaratan noktadır.

·    Rick Goings,

Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO

Tupperware Brands

Sizin aldığının en iyi tavsiye neydi?

“Gerçek değeri olan para çalışmadığınızda kazandığınız paradır. Bundan dolayı yaşam tarzınızı gelir düzeyinizin altında tutun ve kendi pasif gelir birikiminizi oluşturun.”

Jim Dunstan, Darden School of Business, University of Virginia

Sizin tavsiyeniz?

CV’lerimizin, biyografilerimizin başarılarımızı, ödüllerimizi vs ortaya koyması anlaşılabilir bir durum.

Bu da güzel bir şey!

Bununla birlikte bizleri genellikle şekillendiren, bize yol gösterenler başarısızlıklarımız, fiyaskolarımız ve hatta paramparça oluşlarımızdır. İşte bunlar bizi “biz yapan” şeylerdir.

·    Mike Pratt, CEO

Guitar Center

Ben MMA ve UFC fan’ıyım (Dövüş sanatları sporu).

Bu kişiler yalnızca dövüşçü olmayıp aynı zamanda inanılmaz bir zihinsel disiplini ve zekası olan elit atletler.

Bana göre, UFC Şampiyonu George St.Pierre’den daha iyi bir spor elçisi yok.

Kendisi birkaç yıl önce önemli bir karşılaşmanın ardından şöyle bir açıklama yapmıştı: “Her zaman benden daha iyi güreşçiler, benden daha iyi boksörlerle çalışırım.

Sizden daha iyi olan insanlarla çalıştığınızda, zorluklarla başa çıkmayı öğrenirsiniz. Kendi kendime meydan okumak da beni daha iyi hale getirir.”

Bu söz yalnızca önemli bir karşılaşmadan önceki stratejik yaklaşım olmakla kalmayıp aynı zamanda bir lider olarak benim açımdan da anlamlı.

Etrafımda benden daha akıllı ve benimkilere kıyasla çok daha çeşitlilik sergileyen becerilere sahip liderlerin bulunması da benim açımdan aynı derecede önemli.

Aynı zamanda, ekibimdeki liderlerle de iyi bir denge kurmaya çalışıyorum. Benim fikirlerime ve iş dünyasındaki kanıksanmış formüllere meydan okuyacak entelektüel kapasiteye sahip bir ekip oluşturmayı önemsiyorum.

·    Tom Gimbel, Kurcu ve CEO

LaSalle Network

Şirketinizle ilgili belli bir algıya sahip potansiyel müşterilerle toplantılar yapacaksınız.

İnsanların gözlerinin içine bakın, yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu ve bunu düzeltmeniz için size gelindiğini bildiğinizi gösterin.

Kendinizi pazarlayın. Bundan çekinmeyin, pozitif ve neşeli bir şekilde bu tavrı ortaya koymanızda mahsur yok.

Potansiyel müşterilere işi istediğinizi söyleyin. Utanmayın, gurur para kazandıran bir şey değil.

·    Hayley Barna,

Ortak Kurucu ve Ortak CEO Birchbox

“Hiçbir zaman zayıf noktalarınızı bir başkasının güçlü yönleriyle karşılaştırmayın.”

Bu, işletme okuduğu sırada kocamın öğrendiği bir tavsiyeydi ve başkalarının nasıl başardığına şaşırıp kaldığımız, bize göre yapılması çok zor bir şeyler söz konusu olduğunda sürekli birbirinize tekrarladığımız bir mantra’dır.

Özellikle rekabetçi, iddialı insanlar için bu tür karşılaştırmalar kışkırtıcı olsa da, kendi yeteneklerinize odaklanmanız gerektiğini hatırlatan bir söz olması açısından önemli.

Ancak bu şekilde gerçek anlamda bir etki yaratabilirsiniz. Mucize de ancak herkesin kendisine özgü becerilerinin koordinasyonunun yaratabileceği bir şeydir.

·    Stacey Boyd,

Kurucu ve CEO – Schoola

Birkaç yıl önce ölen The Gap’in kurucusu ve CEO’su Don Fischer bana, yıllara dayanan işe alım deneyimine rağmen seçimlerinin sadece yarısında başarılı olabildiğini söylemişti.

Ayrıca yeni birisinin işe başladığı ilk iki haftada, doğru mu yoksa yanlış bir tercih mi olduğunu anlayabiliyordu.

Kişi işe uygun olmadığında da harekete geçmek için fazla beklemiyordu. Değişiklik olacağını beklemenin kötü bir kararı daha da vahim hale getireceğine inanmıştı; bu, artık benim de paylaştığım bir fikir.

·    Christopher Koelsch,

Başkan ve CEO – Los Angeles Operası

Nihai ürüne olabildiğince yakın durmaya çalışın.

Lider olduğunuz için her tür sorun sizin masanıza gelir ve bu da dikkatinizi bütünüyle o anki krize yoğunlaştırmanızı engeller.

Ancak her şeye rağmen asıl olarak esas görevinize odaklanmanız önemli; benim durumumda bu, sahneye koyduğumuz üründen sorumlu sanatçılar ve diğer çalışanlarla yakın temas halinde olmak anlamına geliyor.

Çatışma ve gerilimden de korkmayın.

Liderin huzursuzluk yaratmaması tabii ki önemli ancak aynı şekilde kanıksanmış düşüncelere, sürü psikolojisine meydan okumak da, daha iyiye ulaşmayı hedefleyen bir yaklaşım.

 

 

 

 

Serkan UYGUR

Pazarlama İletişimi (MA)

Pazarlama ve Satış Analiz Danışmanı

 

Merhaba Dostlarım,

Uluslararası firmaların, şirket politikaları gereği, Vizyon ve Misyon’ları bulunmaktadır.

Şirketler, işe yeni başlatacakları profesyonellere, ilk önce şirketin temel taşlarını öğretirler, eğitimlerden geçirirler, şirket stratejilerini gösterirler.

Bu durum doğal olarak kurumsallığın gereğidir.

Ülkemizdeki bazı firmalara baktığımızda, Misyon ve Vizyon, angarya olarak görülmektedir.

Bazı firmalar, sürdürülebilirlikten uzak, çalışarak hemen çok para kazanma hevesindeler.

Geleceğe dönük hiç bir plan ve programları olmadan, hangi denizde yüzdüğünü bilmeden iş yapma derdindeler.

Böylece piyasada, kısa vadeli ve hiç bir konumlandırma stratejisi olmayan firmalar açılıp kapanmaktadır.

Hem ülke ekonomisine zararları dokunmakta, hemde işsizlik problemi her geçen gün artmaktadır.

Uluslararası firmalar, ülkemizde bir firma ile flört ederken veya birleşmeden önce, şirket evliliği sürecine girme kararını vermeden, karşı firmanın Misyon ve Vizyonu ile yakından ilgilenir ve inceler.

Kendi içlerinde değerlendirirler, planlamalarını adım adım hayata geçirirler.

Firmanın neden var olduğu, hangi amaca hizmet ettiğini ve ileriye dönük amaçlarını Misyon ve Vizyonda tanımlıdır.

Misyon:

Şirketlrin var oluş sebebidir.

·    Neden varız,

·    Ne iş yaparız,

·    Kime hitap ederiz.

Vizyon:

Ulaşılmak istenen hedeflerdir.

Geçmişte yaşamış, her bir liderin bir vizyona sahip olduğunu görürüz.

Bu kişiler içinde bulundukları zorluklardan çok çalışarak başarıya ulaşmış kişilerdir.

·    Firmanın gelecekte hangi konumda olacağını,

·    Hangi konumda olmak istediğini,

·    Gerçekçi hedeflerini.

Farkları;

·    Misyon, şatlara göre değişiklik gösterebilir.

·    Vizyon, zaman içinde az değişiklik gösterir.

Morgan İlkeleri;

·    Başarmak için iddialı olmak,

·    Anlaşılır olmak,

·    Katılımcı özellik,

·    Değerlere önem verme,

·    Görsel olma,

·    Rehberlik etme,

·    Tüketici ihtiyaçlarını karşılama.

Misyon;

·    Örgütün varoluş nedeni,

·    Toplumdaki bazı görevleri yerine getirmektir.

·    İsletmelerin varlık nedenleridir.

İşletmenin;

·    Hangi mal veya hizmet sektörünü seçtiği,

·    Hangi iş kolunda olduğu,

·    Temel hizmet ve ürün tercihinin neler olduğu,

·    Tüketici ve pazar ihtiyaçları,

·    Teknoloji gereksinimi.

ifade edilir.

·    Organizasyların varlık nedeni,

başarmak isteğidir.

Misyon, stratejinin temelidir.

·    Organizasyonun genel felsefesi,

·    Organizasyonun kendisini nasıl gördüğü,

·    Hangi pazara hizmet edeceği,

·    Üretilecek temel mal ve hizmetler,

·    Kullanılacak temel teknolojiler,

·    Vermek istenilen imaj.

Etkinleştirme;

·    Piyasaya yönelik olması

·    Uygulanabilir olması

·    Motive edilmiş olması

·    Spesifik olması

Bireysel Vizyon,

Kendinizi, gelecek yıllarda konumlandırdığınız yerdir.

Bu kişiler geleceği görebilir ve proaktif kararlar alabilir. Şirketlerin en fazla tercih ettiği kişilerdir.

Bireysel vizyona sahip olan kişiler stratejik karalar alıp, planlama yapan kişilerdir.

Yararları;

• Size hayatınız boyunca yol gösterir.

• Güçlü kişiler, güçlü toplumları ve şirketleri oluşturur.

• İlke ve değerlerde farkındalık.

• Kişilerin hedefleri vardır bu hedefleri gerçekleştirmek için çabalar.

• Fark yaratır.

• Hayatımızı dengeler.

Hayatımızdaki her hedef, bizi çalışmaya ve ulaşmaya sevkeder.

Bireyler olarak her zaman bir hedefimiz olmalıdır. Belirleyeceğimiz hedefler engebeli yollardan geçmemizi sağlayacak, pes etmeden devam ettiğimiz sürece başarıya ulaşacağız.

 

 

 

 

 

Serkan UYGUR

Pazarlama İletişimi (MA)

Pazarlama ve Satış Analiz Danışmanı