Serkan UYGUR

Merhaba Dostlarım,

Firmalar, ticari hayatlarında hedeflerini belirlemek veya stratejilerini oluşturmak için kendi aralarında toplanırlar.

Bir çok firmanın farklı toplantı şekilleri vardır. Konferans, seminer, panel seçenekler arttırılabilir.

Temek hedef; elde edilen bilgilerin paylaşılması ve yeni bilgiler elde edilmesidir.

Toplantı türleri ve çeşitleri;

Konferans:

Bilgilendirmek amacıyla, alanında uzman olan bir kişinin topluluk karşısında yaptığı konuşmadır.

Sempozyum:

Belli bir konuda, çeşitli konuşmacıların katılımıyla düzenlenen bilimsel ağırlıklı toplantıdır.

·    Eğitim amaçlıdır.

·    Katılımcılar, sempozyum süresince, ilgili konuda görüşlerini ve sorularını, diğer katılımcılarla da paylaşırlar.

Ulusal Sempozyumlar;

Yurt içinden konuşmacılarla yapılır.

·    Bilimsel bilgiler içerir ve sohbet havasında geçer.

·    Konuşmacılar, konuyu kendi uzmanlık alanları açısından ele alırlar.

Amaç,

Konuyla ilgili yeni bakış açılarını ortaya koymak ve sorunlarla ilgili çözüm yolları bulmaktır.

Seminer:

Araştırma sonuçları hakkında bilgi vermek ve bu bilgileri tartışmak amacıyla yapılır.

Çalıştay:

Ön hazırlık yapmak üzere, belli bir konuda bilim adamları ve uzmanların katıldığı, inceleme ve değerlendirme toplantısı.

·    Konusu iyi tespit edilmiş,

·    Katılımcıların konuya göre seçildiği,

·    Problem çözme sürecinde adım adım ilerlenen,

·    Özel analiz tekniklerinin kullanıldığı.

toplantıdır.

Karar alma;

·    Planlama süreci.

Önemli konularda, bilgi değeri taşıyan kararlar alınabilmesi için, katılımcı bir ortamda konunun irdelenmesidir.

·    Planlama;

Yapılması gereken işlerin saptanması ve izlenecek yolların seçilmesidir.

·    Geleceğe yönelik olası seçenekleri saptama sürecidir.

·    Geleceği bugünden kontrol etme.

Sınırsız ihtiyaçlar ile sınırlı kaynaklar arasında bir denge sağlama mekanizmasıdır.

·    Neyin yapılacağının,

·    Nasıl yapılacağının,

·    Ne zaman harekete geçileceğinin,

Sorumluların belirlenmesidir.

·    Uygulama;

Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi gerçek hayata tatbik etmektir.

·    Raporlama;

Bir konuyu, süreci, belgeye bağlamak, kayıt altına almaktır.

Açık Oturum:

Geniş halk kitlelerini ilgilendiren bir konunun, bir başkan yönetiminde ve dinleyiciler önünde, konuyla ilgili farklı düşüncelere sahip uzmanlar tarafından tartışıldığı konuşmalar.

Moderatör önce konuyu açıklar, sonra konuşmacıları tanıtır ve kendi belirlediği sıraya göre söz verir.

·    Konuşmacılar, sırayla, 2-3 tur konuşurlar.

·    Başkanın konu hakkında bilgi sahibi olması gerekir.

·    Başkan, sırasıyla ve dönüşümlü olarak konuşmacılara sorular yöneltir,

·    Gerektiğinde kısa bir değerlendirme yapar.

Panel:

Toplumu ilgilendiren bir konunun dinleyiciler önünde, sohbet havası içinde, uzmanları tarafından tartışıldığı konuşmalar.

Panelde amaç, bir konuda karara varmaktan ziyade, sorunu çeşitli yönleriyle aydınlatmak, farklı görüşleri, farklı anlayışları ortaya koymaktır.

Yuvarlak Masa Toplantısı:

Bir sorunun tartışılması için, toplanıp açıklamalarda bulunmak.

Beyin fırtınası:

Yeni fikirler oluşturmak üzere, düşüncelere sınır koymaksızın, yapılan fikir yaratma sürecidir.

·    Fikirler akla gelir gelmez söylenir.

·    Fikirler yargılanmaz.

·    Hiçbir fikir, saçma olarak değerlendirilmez.

Komisyon tarafından hazırlanan rapora,ortak rapor denir.

Raporların hazırlanmasında dikkat edilmesi gerekenler;

·    Konunun uzmanı olmak,

·    Raporun konusunu iyi kavramış olmak,

·    Konuyla ilgili kaynakları taramak,

·    Objektif davranmak,

·    Rapor içeriğinde öne sürülen olumlu ya da olumsuz görüşleri, kesin kanıtlara dayandırmak,

·    Raporları bir plân dahilinde hazırlayabilmek,

·    Panelin sonunda, konuyu özetlemek,

·    Dinleyenlere söz hakkı vermek,

·    Konuşmacılara rahat bir ortam hazırlamak.

Kongre:

Çeşitli ülkelerden yöneticilerin, temsilcilerin katılmasıyla yapılan toplantı.

Kurultay:

Yerel bağlamda, dernek, siyasal parti gibi kuruluşların, ortak sorunların görüşülmesi, karara bağlanması ve yöneticilerin seçilmesi amaçlarla belirli zamanlarda ya da olağanüstü durumlarda yaptıkları genel kurul toplantısı.

Konferans, Sempozyum, Seminer ve Çalıştay farkı nedir

  • Konferans, konusunda uzman bir kişinin konusu hakkında topluluk önünde yaptığı konuşmaya denir,
  • Seminer, birden fazla yetkilinin üzerinde araştırma yaptıkları konular hakkında bilgi vermek ve üzerinde tartışmak amacıyla yaptıkları toplantılara denir,
  • Sempozyum, daha çok bilimsel ağırlıklı, kendi alanlarında uzman kişilerin bilgilerini katılımcılara sundukları toplantıdır,
  • Çalıştay, daha çok ön hazırlık veya inceleme yapılmak için soru cevap şeklinde ilerleyen bilim insanları ve uzmanların katılımıyla gerçekleşen toplantı türüdür,
  • Sempozyumlar genellikle eğitim amaçlıdır,
  • Sempozyuma çağrılan konuşmacılar, hazırladıkları sunumları katılımcılara sunarlar,
  • Seminer, genellikle yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin yaptıkları araştırmaların rapor halinde yetkili kişilere sunulması olabilir,
  • Çalıştaylar genellikle problem çözmeye odaklı toplantılardır,
  • Çalıştaylar karar alma ve plan yapma toplantılarıdır,

 

Teşekkürler.

Saygılarımla.

 

 

 

 

 

Serkan UYGUR

Marketing Communication (MA)

Marketing and Sales Analysis Consultant

serkanuygur.marketing@gmail.com

Merhaba Dostlarım,

Reklam terimleri hakkında biraz bilgi edinelim.

Bir kaç ay sonra, hepimizin bu terimleri bilmesi faydamıza olacak.

Sektör yeni bir reklam stratejesine girmeye hazırlanıyor.

Bizlerinde terimler hakkında bilgisi olsun.

Ad Exchange:

Birden fazla reklam network den medya envanteri alma satma imkanı sunan platform.

Başlıcaları;

·    Doubleclick (Google),

·    AdECN (Microsoft),

·    Rubicon Project,

·    OpenX.

Ad Network;

Reklam verenlere ve yayıncılara dijital medya iletişimi yapma imkanı sunan, birden fazla reklam mecrasından oluşan platformlara denir.

Beacon;

DMP,

  • Kullanıcıya ait IP adresi,
  • Tarayıcı kimliği,
  • Gerçek zamanlı site saati,
  • Cookie bilgileri.

kullanıcı bilgilerini toplar.

Cookie;

Avrupa Birliği yasaları, cookilerin izlenmesi için kullanıcının izninin alınmasını şart koşmuştur.

  • CPA,
  • CPC,
  • CPCV,
  • Cross Device Tracking,

2 çeşittir:

·    Deterministic tracking,

·    Probabilistic tracking.

CTR,

Deal ID,

DMP,

DSP;

Reklam verenler, hedef kitlelerine DMP aracılığıyla reklam göstererek medya bütçelerini verimli harcarlar.

DMP sağladığı avantajlar?

Do Not Track,

DSP,

·    Appnexus

·    Mediamath

eCPM,

Envanter,

First Part Data,

Frequency Cap,

Impressions,

KPI,

Mobil Parmak İzi,

Open Exchange,

Private exchange,

Ordino,

PII,

PPC,

Preferred Deal,

Private Exchange,

Programatik A/B Testing,

Programatik Satın Alma;

Programatik satın alma sayesinde, bir reklam veren çeşitli parametreler belirleyerek hedefleme yapabilir.

Davranışsal, demografik ve teknolojik metriklere göre ayrılmış data grupları ile birlikte tek bir platformda toplar.

ROI,

RTB,

SSP,

Third Party Data,

Demografik, davranışsal, içeriksel hedefleme ve kitle hedeflemesi yapmak için oldukça faydalı bir yöntemdir.

Trading Desk,

DSP, API, DMP ve Ad Server kullanıldığı sistemde DSP,

Ad Exchange ve SSP entegre olarak çalışır.

CPM, CPC ve CPA gibi parametreler kullanılarak satın almayı optimize ederler.

Reklam verenlerin, reklam performanslarını geliştirmelerine ve reklamlarının değer kazanmasına yardım ederler.

Trading Desk;

·    Medya planlama ve satım alıma,

·    Kampanya sonuçlarını da analiz ederler.

Trading desk amacı;

·    Reklam verenlere,

·    Ajanslara reklam yerleştirme konusunda

daha fazla kontrol sağlamaktır.

·    UGC – Premium Content

·    VAST 2.0 & VPAID

·    VCR

·    Viewability

·    VTR

Terimlerin ayrıntılı açıklamaları ve formüle edilmiş karşılıkları vardır.

Her bir terim, istenildiği taktirde detaylı bilgi verilecektir.

Sektördeki firmalar, yapacakları yenilikler ile ilerleyen zaman dilimlerine damga vuracaklar.

Bütün firmalar, gelişen teknoloji sayesinde uyarlanan yeniliklere hemen adapte olmak için yoğun çalışmalar yapıyorlar.

Hitap edecekleri, hedef kitle seçimi, yorumlanması ve web sayfalardaki her düzenleme itina ile yapılacak ve müşteri deneyimi doğal yolla gerçekleşip istenilen sonuca çabuk bir şekilde ulaşılacaktır.

 

Teşekkürler.

Saygılarımla.

 

 

 

 

Serkan UYGUR

Marketing Communication (MA)

Marketing and Sales Analysis Consultant

serkanuygur.marketing@gmail.com

İnternette reklam hedefleme.

serkan uygur reklam hedefleme

Merhaba Dostlarım,

Uluslararası arena savaş alanı içerisinde. Her bir firma en ücradaki müşterileri kendisine çekip, her bir bireyden pazar kazanmaya çalışmaktadır.

Pazarlama ve satış dünyası tam bir savaş alanı. Plan program ve stratejileriniz özenle dizayn edilmiş olmalıdır.

Yönetim kurulu ve CEO lar, sürüdürülebilir projeler hazırlar iken hedeflerini çok iyi analiz etmelidirler.

Gelecekteki teknolojik gelişmeleri iyi görmeliler.

Geleceğe akıllı yaklaşımlar yapılmalı, hedef ve planlama yapılarak sağlam adımlar atılmalıdır.

Dünya genelinde, hangi firma olursa olsun, stratejilerin en önemlisi hedef kitledir.

Firmaların ürettiği ürünler ve pazar payında hangi kitleyi hedef alacağı bilinmeli ve çalışmalar yapılmalıdır.

Hedef kitle çalışması bir o kadar zor olmakla birlikte kazanç odaklı olup, uygun kişilere hitap etmenize olanak sağlayacaktır.

Hedef kitle;

·    Cinsiyet,

·    Yaş aralığı,

·    Konum,

·    Gelir seviyesi,

·    Eğitim seviyesinden.

kullanıcılar barındırır.

Hedef kitlemizi analiz etmede kullandığımız bir kaç özelliktir.

Günümüz dijitalleşen teknoloji çağında, hedeflerimizi çok iyi analiz etmeli ve araştırmalıyız.

Son bir kaç yıldır, yurt dışı ülkeleri, dijitalleşmede çok fazla çalışma yapmış, yeni teknolojilere imza atmışlardır.

Şirket web siteleri,

·    Dijital sürdürülebilirlik,

·    Dijital itibar,

·    Teknolojik Markalama,

·    Dijital hedefleme.

teknolojinin ulaşabileceği her alan, hedefleme stratejinize girmektedir.

Hedefleme odaklarımız,

·    Toplum,

·    Demografi,

·    Yaş,

·    Kültür,

·    Istek ve ihtiyaçlar,

·    Tatminlik derecesi,

·    Teknolojiyi kullanabileme,

·    Teknolojiyi kullandırabilme,

·    Cinsiyet,

·    Web sitesi trafik yoğunluğu,

·    Merak,

·    Teknolojik kültür,

·    Genel kültür,

·    Sürdürülebilirlik,

·    Marka konumlandırma,

·    Itibar,

·    Hedef kitle yoğunluğunuz,

·    Reklam verilebilirlik,

·    Web sitesi hareketliliği,

·    Promosyonlar,

·    Interaktif etkileşim,

·    Iklimsel yapı,

·    Hitap edilen kitle,

·    Ilgi alanı,

·    Farklı kültürler,

·    Inovasyon,

·    Kişsel bakış açısı.

Hedefleme yoğunlu daha da arttırılabilir.

Hedefleme; farklı özellikleri sebebiyle reklamlarımızı göstereceğimiz kitleyi ayrıştırma işlemidir.

Bütçenizi hedef kitelenize göre düzenleyerek satış hacminizi fazlası ile arttırabilirsiniz.

Bir çok analiz ve araştırmalar, ilk başta fazlası ile maaliyetlidir.

Bu durumda bilmemiz gereken temel nokta, hedefimizdeki belirsizlik gereksiz harcama ve israfa yol açacağıdır.

Bu durum bizlere; enerji kaybı, zaman kaybı ve bütçemizde açık verecek duruma getirecektir.

Her firma, katlanması gereken ekonomik koşullara, başta yapacağı; plan program ile harcamaları kontrol altına almalıdır.

Yapacağı stratejik hedefleme ile, direk hedef kitleye yönelmesi zamanı verimli kullanmasına olanak sağlayacaktır,

Bu hedefleme stratejisi, şirket kar marjinı olumlu yönde yükselecektir.

Firmalar, ürünleri hakkında hedef kitleleri ile internette ne kadar interaktif iletişim kurarsa, fayda maaliyetleri bir o kadar çok artacaktır.

Dijital ortamda iletişim tek taraflı değildir.

Hedefleme, kampanyalarınızın alacağı tepkiyi öngörebilmeniz için de gerekli bir işlemdir.

Kampanyanızı spesifik bir kitle için hazırladıysanız yalnızca o kitleye reklam göstererek istediğiniz sonuçları elde edebilirsiniz.

Tüketici her zaman;

·    Değer verilmek,

·    Anlaşılmak

·    Dinlenmek ister.

Şunu çok iyi bilmeliyiz; müşteriniz, bir ürün hakkında pazarlayan kişiden daha fazla bilgiye sahiptir.

Karşılıklı kuracağınız iletişim veya interaktif yoldan kuracağınız her iletişim, doğal ve samimi olmalıdır.

Dijital dünya, reklam verenler olarak neleri hedeflememize imkan sağlıyor?

·    Yaş,

Kullanıcıların yaş bilgisine sahip olan yayıncılar reklamverenlerine yaş kırılımlarına göre reklam gösterme seçeneği sunarlar.

Siz kampanyanızı yayına almadan once hedef kitlenizi belirleyip, yalnızca bu yaş aralığındaki kitleye ulaşabilirsiniz.

Yaş aralığı hakkında bilgili sahibi olmanız, pazar payında ve bütçenizde ciddi kazanımlara sebebiyet verecektir.

·    Cinsiyet,

Kullanıcı kitlelerinin cinsiyet bilgisine sahip olan yayıncılar, reklam verenlerine cinsiyete göre hedefleme imkanı sağlar.

Bayanları hedeflediğiniz bir kampanyada, reklamlarınızı erkeklere göstermeyerek kısıtlı bütçenizi verimli şekilde kullanabilirsiniz.

·    Meslek,

Profesyonel sosyal ağlar başta olmak üzere, bazı dijital yayıncılar kullanıcı kitlesinin mesleki bilgilerine de sahip olurlar.

Bu bilgiler ışığında, reklamverene kampanya bazlı özel hedefleme imkanı sunulmaktadır.

Firmaların, müşterilerinin mesleğini bilmesi, yapacakları reklamların hangi hedef kitleye daha fazla uygun olacağını bilmesine olanak sağlar.

Ürünler hakkında birçok kişiye bilgi gönderilmesi engellenerek, bilgi kirliliğinin önüne geçilmiş olur.

·    Dil,

Müşterilerin hangi işletim sistemi kulladığı hakkında bilgi edinilmesidir.

Sosyal ağlar, dijital yayıncılara reklamverenleri için dil tabanlı hedefleme yapma imkanı sağlar.

·    Konum,

Akıllı telefonların hayatımıza girmesiyle her toplum ferdi akıllı telefonlarından konum bildirerek ulaşımı kolaylaştırmaktadır.

Bulunduğu yer hakkında bilgi vererek veya yer hakkında yorum yaparak dostlarının akrabalarının ilgili yeri görmesini veya ziyaret etmesini sağlamaktadır.

Bu uygulamayı yapılandırılırken, akıllı telefonunuzda karşınıza çıkan bazı bilgi edindirici sorulara cevap vererek etkileşime başlıyorsunuz.

·    Eğitim durumu,

Akıllı telefonlar sayesinde bir çok uygulamacı yapılandırıdığı teknolojiler sayesinde, kullanıcı kitlelerinden mezun oldukları okulların bilgisini de almaktadırlar.

Ilerleyen zaman diliminde, yapılacak aktivite veya promosyonlar hakkında kullanıcılarıyla iletişime geçebileceklerdir.

Bu tür yapılandırmalar, bütçeye olumlu etkiler yapmaktadır.

Firmalar hedef kitleye yönelik direk çalışmalar uygulamaktadır.

·    Evlilik durumu,

Bizler sosyal medyada ilişki durumumuzu da yazmaktayız.

Bu durum reklamverenler için, evli, nişanlı veya boşanmış insanlara reklam gösterme imkanı sağlıyor.

Firmalar daha once hedef kitle çalışması yaptıysalar, bütçelerini güvence altına almış sayılırlar.

Doğal olarak yaşam koşulları süprizlerle doludur. Fakat bir kaç süpriz ile karşılaşmamız bizleri sarsmayacak ve sürdürülebilir hedeflemeye, bizleri teşvik edecektir.

·    Arama kriterleri,

Google Adwords, birlikte hayatımıza arama reklamcılığı girdi.

Bu durum bizlere, belli bir konu hakkında arama yaparken karşımıza arama kriterleri hakkında reklamlar çıkmasını sağlıyor.

·    Platform,

Müşteriler ile uzun sureli etkileşim hedeflenmeli.

Bu durum müşteride bağımlılık ve sürüdürülebilir bir gelecek sunacaktır.

Firmaların web sitesinden yapılacak interktif etkişeşim, müşteri sadakati ve müşteri içerikleri oluşmasına zemin hazırlayacaktır.

Platform tabanlı hedefleme; mobil, masaüstü, tablet gibi platformlarda spesifik olarak reklam kampanyası yayınlama imkanı sağlamaktadır.

·    İşletim sistemi,

Yayıncılar kullanıcılarının kullandıkları işletim sistemlerini hakkında da bilgi sahibidirler.

Bu durum sayesinde,

·    Mac,

·    OS.

kullanıcı kitlesi bilinir.

Bu işletim sistemi hakkında bilgiler edinilmesi, firmalara farklı reklamlar hazırlama imkanı sağlayacaktır.

Farklı kampanya grupları hazırlanarak, tam bir hedefleme pazarlaması yapılacaktır.

·    Ekran çözünürlüğü,

Teknoloji sayesinde, tüketicilerin ve müşteri konumuna gelecek fertlerin, çeşitli yollarla kullandıkları cizhazlardaki çözünürlüğüde öğrenebilmektedir.

Firmalara sunulan bir çok seçenekler döngüsünde, saptadıkları hedef kitleye yüksek çözünürlüklü film relamı verilmesi veya pazarlamasınada imkan sağlamaktadır.

Reklam verenler saptadıkları hedef kitleye, yeni çıkan bir yüksek çözünürlüklü ekranın satışı hakkında direk bilgilendirme yaparak da tüketiciye ulaşmaktadırlar.

·    İlgi alanları,

Toplum olarak çalışır para kazanır ve harcarız.

Kişisel ihtiyaçlarımızın dışında, ilgi alanlarımıza daha fazla harcama yapabiliriz.

Rutin iş hayatımızda, az da olsa nefes alabilmek adına, kendimizi tekrar işe konsantre etmek için ilgi alanımıza yönelik araştırmalar veya internette sörfler yaparız.

Bu durumun fakında olan yayıncılar, kişilerin ilgi alanlarını keşfetmek istemektedirler.

Ilgi alanlarını bildikleri kullanıcılara hedef reklam gönderilmekte veya interaktif iletişim kurulmaktadır.

Bazen bu iletişim, derin linkleme yolu ile de yapılmaktadır.

Toplum bireyleri, ilgi alanına yönlik satınalma yapma yönünde daha isteklidirler.

Sosyal network ve içerik sitesi kullanıcılarının ilgi alanları ile ilgili veri sahibi oldukları bilinir.

Bu veri yayıncıların reklamverenlerine ilgi alanına dayalı hedefleme imkanı sağlayabilmesi anlamına gelir.

Bunu kullanıcının tükettiği içerik türünden veya kullanıcının kendi tanımladığı ilgi alanları üzerinden yapabilirler.

Davranış verisi ve elle girilen içerik üzerine bu hedefleme özelliği inşa edilir.

Bizler her ne meslek ile uğraşıyorsak, hedef kitlemizi tespit etmeli, çalışma yoğunluğumuzu ilgili kriterlere göre hazırlamalıyız.

Yapacağımız her çalışma, bütçeye olumlu yönde yansıyacaktır.

Firmaların; planlı, programlı ve hedef kitleye uygun hareket etmesi, müşteri davranışlarını olumlu yönde değiştirmesine ve firmaların bol kazanç elde etmesine yol açacaktır

 

Teşekkürler.

Saygılarımla.

 

 

 

Serkan UYGUR

Marketing Communication (MA)

Marketing and Sales Analysis Consultant

serkanuygur.marketing@gmail.com

Bu içerik parola ile korunmaktadır. Görmek için lütfen aşağı parolanızı girin:

Merhaba Dostlarım,

Dünyaca ünlü düşünürler ve CEO ların ortak fikirleri, zevk alınan bir işin yapılması; insanı çalışma hayatında daha inovatif fikirler üretmesine ve daha başarılı olmasına sebep olacaktır.

Çalışma hayatındaki zorlukların üstesinden gelebilmek, size her zaman bir tık ileriye götürecek ve rakipleriniz arasında fark yaratacaksınız.

Başarının temel sıırı; başladığınız işi bitirmek ve elinizdeki işi en basit hali ile çözümler üretmenizdir.

Warren Buffett,

Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO – Berkshire Hathaway

Genç kadınlara tavsiyeler:

“Bir erkeğin yapacağı şeyi yapın. Tutkularınızın peşinden gidin. Sevdiğiniz işi yapın. Gerçek şu ki, çok az insan işinde sıçrama kaydeder; bu nedenle de, sandığınızdan daha fazla başarılı olacaksınız. Eğer yaptığınız işe dört elle sarılırsanız, sizi fark edeceklerdir.”

Mary Barra,

CEO General Motors

Sevdiğiniz, tutkuyla istediğiniz bir şeyi yapın. Tutkuyla bağlı olduğunuz bir meşgaleniz olması halinde doğal olarak başarılı olacaksınız. Kadınların ya da genel olarak başkalarının yaptıklarıyla ilgili pek çok fırsat ve seçim söz konusu. Tutkuyla bağlı olduğunuz bir şeyleri yapın. Hayat kısa.

Marc Andreessen,

Ortak Kurucu Andreessen Horowitz

Steve Martin’in muhteşem kitabı

Born Standing Up”ta şöyle bir cümle var: O kadar iyi olun ki sizi göz ardı edemesinler.

Helena Foulkes,

Başkan Yardımcısı CVS Caremark Corporation

Koşmayı seviyorum. Uzun mesafe koşmayı seviyorum. Çoğu zaman da zaten işle ilgili karar verme sürecinin maraton koşusuna benzediğini düşünüyorum.

Başka bir deyişle, varmak istediğiniz yerin bitiş çizgisi olduğunu biliyorsunuz ama oraya giden yol her zaman da eğlenceli değil. Zorluklar var. Ancak ödüle odaklandığınızda, oraya varmak için motive oluyorsunuz.

Jeffrey Katzenberg,

Ortak Kurucu DreamWorks

Henüz 10 yaşındayken Spartaküs filmini seyretmiştim. Ve o günden itibaren de Kirk Douglas benim için kahraman oldu. Otuz yıl sonra, bir hayır işi organizasyonunda kendimi onun yanında otururken buldum. Orada katılımcılara o kadar tutkulu ve aynı zamanda kibar ve dokunaklı bir şekilde seslendi ki, daha önce hiç kimsenin böyle konuştuğunu duymamıştım. Bu tutkunun nereden kaynaklandığını kendisine sordum.

O da daha önce bana kimsenin söylemediği çok önemli bir cümleyle karşılık verdi: Nasıl vereceğinizi öğrenmediğiniz sürece nasıl yaşayacağınızı öğrenmediniz demektir.

Görevin ne kadar küçük ya da büyük olduğu önemli değil; beklenenden biraz daha iyi yapmanız halinde, fark edilecek ve ödüllendirileceksiniz. Dream Works’te yaptığımız her filmle, seyircilerimizin beklentilerini aşma amacı ve iddiasıyla yola çıkıyoruz. Her zaman başarılı olmayabiliriz ama deniyoruz. Bu sizin için de geçerli.

Meg Whitman,

Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO – Hewlett-Packard

Kaliforniya Valiliği’ne aday olmam, başarılı olamasam da, bana çok yarar sağladı çünkü eleştirilere kulak asmamayı öğrendim. Böyle bir deneyim, sonucu bilmediğiniz bir duruma atılmanız için gereken coşku, arzu ve yatkınlığı yaratıyor.Sevdiğiniz işi yapın. İşte çok zaman geçiriyoruz. Muhtemelen son birkaç haftadır 150 saatimi işte geçirdim.

Bundan dolayı da sevdiğiniz işi yapmalısınız ve etrafınızda da gerçekten, keyif aldığınız insanların bulunması gerektiğini düşünüyorum.Genç insanlara tavsiyem şu: Eğer sizin için doğru olmadığını düşündüğünüz bir şeyler yapmanız istenilen bir şirkette çalışıyorsanız ya da liderlik ve yönetimle ilgili sıkıntılarınız varsa, hemen bırakıp gidin.

Martin Sorrell,

CEO – WPP Group

Babam bana, zevk alacağım bir iş bulmamı, seçtiğim alanda çok çalışmamı burada belli bir ün elde etmemi ve daha sonra kendi başıma bir şeyler kurmak istiyorsam, o yoldan gitmemi öğütlemişti. İşinizi seviyorsanız, o halde onu zorunlu bir görev gibi görmezsiniz. Bu da, bir işten diğerine atlamayı teşvik eden genel geçer kanıya aykırı bir durum.

İşinize bakın! ya da benim sloganım: “Sebat ve hız”.

Ginni Rometty,

Yönetim Kurulu Başkanı, Başkan ve CEO – IBM

Geçmişi hiçbir zaman korumayın. Geçmişi hiçbir zaman korumamanız halinde, sanırım hiçbir zaman onu, yapışıp kalacak kadar sevmeyeceksiniz. Ayrıca kendinizi hiçbir zaman bir ürün olarak tanımlamayın; ayrıca rekabetle de tanımlamayın.

Eğer ürününüz ya da rekabetle kendinizi belirlerseniz, müşterinizin kim olduğu dikkatinizden kaçacaktır.

Steve Collis,

Başkan ve CEO – AmerisourceBergen

Şimdiye kadar aldığım en iyi tavsiye babamdandır: Yarışa nasıl başladığınız değil, nasıl bitirdiğiniz önemlidir. Sizin için en iyi tavsiyem ise Victor Frankl’ın şu sözünde yer alıyor:

Başarıyı hedeflemeyin. Ne kadar çok hedeflerseniz o kadar kaçırırsınız. Başarı da mutluluk gibi, peşinden gidilecek bir şey değil. Kendiliğinden doğar ve de ancak kişinin büyük bir davaya kendisini adamasıyla beklenmedik bir yan etki şeklinde ortaya çıkabilir.

Indra Nooyi,

Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO – PepsiCo

Zor görevlere dört elle sarılın. Genellikle kolay bir iş üstlenme, o işi iyi yapma ve daha sonra daha büyük bir göreve sıçramanın daha kestirme bir yol olduğu söylenir. Bu teoride sıkıntı şu ki, kolay bir işi iyi yaptığınızda, kimse bunun farkına varmaz.

Zor görevlere aday olmak ve başkalarının çözemediği sorunları çözmek için çalışmak çok daha iyi. Böylece bir organizasyonda gerçekten güvenilir bir lider olursunuz.

Hiçbir zaman öğrenmekten vazgeçmeyin. İster işe yeni başlamış, okuldan yeni mezun birisi ister CEO olun, her şeyi bilemezsiniz. Bunu kabul etmek de bir zayıflık göstergesi değil. En güçlü liderler hayatları boyunca öğrenci olanlardır.

Andrew Liveris,

Yönetim Kurulu Başkanı, Başkan ve CEO Dow Chemical

Kariyerimin ilk başlarında, Hong Kong’ta Çinli bir yaşlı iş adamından şu tavsiyeyi almıştım:

Toplumun üç sacayağı vardır:

Hukuk, mantık ve ilişkiler. Batı’da bunların öncelikli sıralaması şöyledir:

Birincisi yasa, ikincisi mantık ve üçüncüsü de ilişki. Doğu’da ise tam tersi:

İlk önce ilişki, sonra mantık ve daha sonra, hukuk. Bunların tümü de vazgeçilmez.

Ancak bilinmesi gereken asıl şey, başlangıç noktalarının farklı olduğudur.

İnsanlar cüzdanla satın alınabilir ve beyinleriyle de uyarılabilir. Ama yalnızca kalplerini kazanmanız halinde, tutkularının yönlendirmesiyle sizin için büyük bir çaba göstereceklerdir.

Lloyd Blankfein,

Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO – Goldman Sachs

Benim tavsiyem komple bir insan olmak.

Tabii ki, herkes kendi işine odaklanmalı. Ancak iş son nokta değil yalnızca sona varılacak bir araç. Kendinizi farklı ilgi alanlarına açmalısınız. Ve de sonunda, kariyeriniz için daha iyi olacak çünkü başkalarına daha ilginç ve çekici geleceksiniz.

Melinda Gates,

Eş Başkan – Bill ve Melinda Gates Vakfı

Kadınlar için kariyer ve aile hayatlarını bir arada sürdürmek çok zor.

Öldüğüm gün insanların benim hakkımda iyi bir anne, iyi bir aile üyesi ve iyi bir arkadaş olduğumu düşünmelerini istiyorum. Bu benim için her şeyden önemli.En çok etkilendiğim anlardan birisi de, Warren Buffett’ın Bill’le beni arkadaşlarına tanıştırmasıydı.

Warren hayatta tanışabileceğiniz en nitelikli arkadaşlara sahipti ve bu da benim arkadaşlarım hakkında yeniden düşünmemi sağladı.Warren’ın arkadaşlarıyla pek fazla bir şey yaptığı söylenemez; arada onlara ilginç bulduğu, okuduğu bir makaleyi gönderiyor. Onun bu tavrı benim de arkadaşlık hakkında yeniden düşünmeme yol açtı.

Larry Summers,

ABD Eski Hazine Bakanı

İyi olduğunu düşündüğünüzde hiçbir zaman düşündüğünüz kadar iyi değildir. Kötü olduğunu düşündüğünüzde de hiçbir zaman düşündüğünüz kadar kötü değildir. Aynısını yapmayın. Ayırt edici bir deneyiminiz ya da perspektifiniz olsun. Ve de telafisi mümkün hatalar yapın. Harekete geçip de pişman olduğunuzda, geriye dönüşü yoktur.

Harekete geçmeyip de pişman olduğunuzda ise, her zaman harekete geçebilirsiniz.

Andrés Gluski,

Başkan ve CEO – The AES Corporation

Büyük yöneticiler zor zamanları değişim için fırsata dönüştürmeyi bilirler. Nitekim generaller törenlerde değil savaşın ortasında sınanırlar. Bundan dolayı, zihinsel olarak zor zamanlara hazır olun.

Duygusal yoğunluk yaşadığınız zamanlarda, çok mutluyken, şaşırmışken ya da kızgınken karar vermeyin. Benzer şekilde, konu hakkında bilgisi olan, güvendiğiniz insanlarla konuşmadan önemli bir karar vermeyin. Ancak onları dinledikten sonra kararınızı verin.

Robert B. Pollock,

CEO – Assurant

Büyüme dönemimde, annemin hiç konuşmadan telefonda zaman geçirdiğini fark etmiştim. Belki bir saat telefondaydı ama yalnızca birkaç dakika konuşuyordu. Kendisine niçin daha fazla konuşmadığını sorduğumda bana şu cevabı vermişti:

Ağzın kapalı ve kulakların açıkken çok şey öğrenirsin.

Francisco D’Souza,

CEO – Cognizant

En iyi tavsiyeyi Carnegie Mellon Üniversitesi’nde etik dersi hocamdan almıştım.

Bize hukuk ve yasal düzenlemeler hakkında bir sömestr ders verdikten sonra, kariyerlerimizde önemli kararlar alırken basit bir test yapmamız gerektiğini söylemişti.

Eğer bu haber yarın gazetenin ön sayfasında yayımlanacak olsaydı, anne ve babanız sizinle gurur duyar mıydı?” Bu tavsiyesi, siyah ve beyaz olmayan kararlar vermem gerektiğinde 20 yıl boyunca bana yol gösterdi.

Bir şeylerin az bulunduğu dünyada, kritik beceri fırsatları artırmaktır.

Her şeyin bol bulunduğu yeni dünyada, en kritik beceri iyi seçimler yapmaktır.

Hayatımızda muhtemelen takip edebileceğimizden daha fazla fırsat olacaktır. Bu nedenle de, yapacağımız seçimler daha da önem kazanıyor.

Scott McGregor,

Başkan ve CEO – Broadcom

Benim tavsiyemin adı “gazete ön sayfa testi” ve şöyle bir şeye benziyor: Yayımlanmasını istemediğiniz bir şeyi yapmayın, söylemeyin ya da yazmayın…

Bu cümle yıllar içinde aldığım önemli kararlarda yol gösterici oldu; potansiyel olarak can sıkıcı şeyleri yapmamı engellemenin ötesinde iş kararlarımız daha karmaşık hale geldikçe, çalışanlarımıza, müşterilerimize, ortaklarımıza, içinde yaşadığımız ve çalıştığımız çevreye hesap verebilme ve şeffaf olma ihtiyacı daha da önem kazanıyor.

Bir şeyleri düşünürken başkalarının perspektifinden bakmayı da deniyor muyuz? Kararlarımızı kamuoyu önünde savunabiliyor ve gerekçelerini açıklayabiliyor muyuz?

Susan Cameron,

Başkan ve CEO – Reynolds American

Eğer çalıştığınız ortamı, bir arada olduğunuz insanları, yaptığınız ürünü ve sunduğunuz hizmetleri sevmiyorsanız, orada durmayın!

Yalnızca yaptığınız şeye tutkuyla bağlı olmanız ve bunu beraber yaptığınız insanları sevmeniz halinde başarılı olacaksınız.

Jerome Peribere,

CEO – Sealed Air

O dönemde aynı zamanda şirketin CEO’su olan şefim kısa süre önceki bir satın almanın bulguları üzerinde aylardır çaba harcadığımı fark etmişti.

Bunun üzerine bana şöyle demişti:

Satın alma gerçekleşti yalnızca mevzuatla ilgili bazı düzenlemeler gerekiyor. Ancak sana bir önerim var. Kendini bulduğun şeyden soyutla. Bir şeyleri olumlu tarafından görebilmek için zihnini temizle.

Jim Lillie,

CEO – Jarden

İnsanlara işe başlarken şöhretlerine dikkat etmelerini öneriyorum. İnsanlar karakterleri, nasıl davrandığınızı hatırlarlar.

Kimse bir yatırımın ne kadar büyük olduğunu hatırlamaz. Ama iyi bir insan olup olmadığınızı, adil davranıp davranmadığınızı ve ne derece sevecen olduğunuzu herkes hatırlar.

İnsanlara zor kararlar almaları için kendilerine para ödendiğini söylüyorum ama bu kararları nasıl ilettikleri ve yerine getirdikleri ömür boyu kalıcı bir izlenim yaratacak. Hayat uzundur, anlaşmalar da gelir geçer ama şöhretiniz her zaman sizinle kalacaktır.

Megyn Kelly,

Spiker – Fox News

Evliliğimde ve işimde mutsuz olduğum günlerde , Dr.Phil adlı muhteşem bir adam bana, kendim ve gıpta ettiğim kişi arasındaki tek farkın hak ettiğimden daha kötüsüne razı olmam olduğunu söylemişti.

Hak ettiğimden azıyla yetinmemeye karar verdim. Ufak ufak hayatımı değiştirmeye başladım. Başarı da başarıyı doğurdu.

Michael F. Mahoney,

Başkan ve CEO Boston Scientific

En iyi tavsiyeyi babamdan aldım. Babam hem kendinize hem de başkalarına dürüst olmaya ve aynı zamanda büyük düşünmeye inanır.

Lider olarak ekibimi gözü pek olmaya ve hesaplanmış risklerden korkmamaya teşvik ediyorum. Aynı zamanda, iş dünyasının gerçeklerini de iyi kavramalıyız.

Mike Petters,

Başkan ve CEO – Huntington Ingalls Industries

Liderliğin bir zanaat olduğuna inanırım. Karmaşık askeri gemiler inşa eden ve sofistike ürünler için mühendislik hizmetleri sunan bir mühendislik ve imalat şirketini yönetiyorum.

Ancak bizleri asıl var eden yaklaşık 40,000 kişi ve onların da en iyi liderlere ihtiyacı var. Liderlik kendiliğinden gelen bir şey değil. Mühendislik ya da muhasebecilik gibi liderlik de yatırım ve pratik gerektiriyor.

Darren Huston,

CEO – The Priceline Group

İşte ve genel olarak hayatta, ne yapmayacağınıza karar vermek ne yapacağınıza karar vermekten çok daha önemlidir (ve daha zordur). Gitmek istediğiniz her yönü ters yönden de deneyin. Odaklanma ve basitlik iş gücünü artıran unsurlardır.

Ken Hicks,

Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO – Foot Locker

Beraber çalıştığım herkese tavsiyem şu: Dürüst olun. Düşünün. En zorunu deneyin. Bunu yaptıysanız, zaten sizden isteyebileceğim tek şey budur.

Hikmet Ersek,

Başkan ve CEO – Western Union

Üst düzey liderler her zaman kendilerini başkalarının yerine de koymalı ve dinlemeli.

İnsanlar hangi ırk ya da ülkeden olursa olsun, ister zengin ister fakir, siyah ya da beyaz, erkek ya da kadın olsun, sizi geliştirir, yenilikçi ve aktif kılar. Piramidin altını ya da yeni gelişen pazarları da çözümlenmesi gereken bir sorun olarak görmeyin; bunu fark yaratacak, bazı şeylerden yoksun olanların hayatını değiştirecek bir fırsat olarak değerlendirin.

Walt Bettinger,

Başkan ve CEO – Charles Schwab

Çalışma masamda, ön tarafı gelenlere dönük olan taş bir plaket var; plakette şöyle yazıyor;

Zenginlik, paranın satın alamayacağı ve ölümün de beraberinde götüremeyeceği bir şeydir. Bu bana, hayatta önceliklerimizi bilmemiz ve yaşamamız gerektiğini hatırlatıyor.

Teknoloji gelişiyor ve 24 saatlik bir iş döngüsü söz konusu.

Unutmayın ki, iş-hayat dengesi bir mit. Her şey önceliklerimizle bağlantılı.

İnsanların nerelerde zaman geçirdiğine ve nelere öncelik tanıdığına bakın; böylece nelerin onlar için önemli olduğunu anlayacaksınız. En iyi tavsiyem sadece başkalarına yönelik değil benim için de geçerli.

Joe Rigby,

Yönetim Kurulu Başkanı, Başkan ve CEO Pepco Holdings

Babam Büyük Buhran dönemini yaşamıştı ve bana hep şöyle derdi:

Kamuda bir iş bul. Belki çok para kazanmazsın ama her zaman aileni geçindirebilirsin. Aileyi geçindirmek de hayatında yapacağın en önemli şey olacak.”

Maddi konulara çok fazla kafayı takmayın. Hayatı yaşamaya bakın çünkü bu bir elbise provası değil; tam şu an olup biten bir şey.

Harold (Max) Messmer,

Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO – Robert Half

Aldığım ve başkalarına da aktardığım en iyi tavsiye çocuk kitabı

The Little Engine That Could”u okumaları ve bir şeyler öğrenmeleridir. Bu kitap her zaman için geçerli, güçlü bir mesaj veren basit bir masal.

Çocukken ebeveynlerim bana bu masalı okumuşlardı ve ben de büyürken bu sayede her zaman amaçlarımı gerçekleştirme yolunda sebat ettim, hiçbir zaman bahane bulmadım ve olumsuz konuşanları da hiç dinlemedim.

Kitabın çocuklara zorluklar karşısında geri adım atmamaları mesajı vermesi hoşuma gidiyor. Aşılamaz gibi gözüken şeyler iyimserlik ve çok çalışarak üstesinden gelinebilir.

Jen-Hsun Huang,

CEO – Nvidia

Dünyayı bir çocuk gibi önyargılarınız olmadan görün. Meraklı olun. Öğrenmekten vazgeçmeyin.

Düşünün. Ama çok fazla da düşünmeyin. Gerçekten bilmenin tek yolu denemektir. Hata yapın. Öğrenin. Sonra tekrar deneyin.

Herkesten ve herhangi birisinden bir şeyler öğrenebilirsiniz ama önce kendiniz olun.

Kendinizi tutkulu bir şekilde yaptığınız şeye adayın. Bu hayatınıza anlam katacaktır.

Kendinizden ve etrafınızdakilerden mükemmellik bekleyin. İnanırsanız, muhteşem şeyler gerçekleşir.

Bu ilkeleri her gün uyguluyorum ve çok işime yarıyor.

F. Michael Ball,

CEO – Hospira

Yıllar önce bir iş arkadaşım bana, insan yönetimiyle ilgili felsefemi büyük ölçüde şekillendiren basit bir konseptten söz etmişti:

“Bir şeyi “olduğu gibi” şeklinde değil “olması gerektiği gibi” diyerek anlat”.

Çoğu durumda, insanlar durumun gerçekliğinin farkındadır; yöneticinin görevi ise gelecekle ilgili ilham verici bir perspektif sunmaktır.

İnsanların gidilecek yolu bilmeleri halinde bir araya gelmek ve bu uğurda “her şeyi vermek” için daha istekli olduklarını keşfettim; bu da hem çalışanları hem de organizasyonu en iyi sonuçlara ulaştırıyor.

Brad Barron,

Başkan ve CEO – NuStar Energy

İş arayanlara tavsiyem şudur:

“İlk işinizi para bazında seçmeyin. Daha çok, değerlerinize uygun bir yerde çalışmayı tercih edin.

Nihayetinde, nefret ettiğiniz bir işte olmaktansa sevdiğiniz bir işte çalışmanız halinde daha başarılı olacaksınız.

Bunu çok iyi açıklayan bir deyiş vardır:

“Sevdiğiniz bir işi yapın böylece hayatınızda bir gün bile çalışmamış olacaksınız.”

Bill Cobb,

CEO – H&R Block

Aldığım en iyi tavsiye “risk arkadaşınızdır” şeklinde.

Pek çok insan riski kaçınılması gereken bir şey olarak görür ancak biz bunu fırsat olarak değerlendirmeliyiz.

Tarihe dönüp baktığınızda ve halen içinde yaşadığımız dünyayı etkilemiş olan insanları düşündüğünüzde, cüretkâr olanların, var olanı bozanın ve bilinmeyene doğru maceraya atılanın başarılı olduğunu görürsünüz.

Belki bazen başarısız olacaksınız ama zaten sonuç olarak hiç risk almamanız halinde de aynı olumsuz tabloyla karşı karşıya kalacaktınız.

Benden gelecek en iyi tavsiye ise şu olabilir:

Liderliğinizde esnek olun. Liderler çalışanların içindeki en verimli yönü keşfedip ortaya çıkarmalı.

Herkesin kendi bir background’u ve kendine özgür bir günlük yaşamı sürdürme tarzı vardır.

Yönettiğiniz insanlarla temas halinde olmak ve onların nasıl yönetilmek istediklerini anlamak farkı yaratan noktadır.

Rick Goings,

Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO

Tupperware Brands

Sizin aldığının en iyi tavsiye neydi?

“Gerçek değeri olan para çalışmadığınızda kazandığınız paradır.

Bundan dolayı yaşam tarzınızı gelir düzeyinizin altında tutun ve kendi pasif gelir birikiminizi oluşturun.”

Jim Dunstan, Darden School of Business, University of Virginia

Sizin tavsiyeniz?

CV’lerimizin, biyografilerimizin başarılarımızı, ödüllerimizi vs ortaya koyması anlaşılabilir bir durum. Bu da güzel bir şey!

Bununla birlikte bizleri genellikle şekillendiren, bize yol gösterenler başarısızlıklarımız, fiyaskolarımız ve hatta paramparça oluşlarımızdır.

İşte bunlar bizi “biz yapan” şeylerdir.

Mike Pratt,

CEO – Guitar Center

Ben MMA ve UFC fan’ıyım (Dövüş sanatları sporu).

Bu kişiler yalnızca dövüşçü olmayıp aynı zamanda inanılmaz bir zihinsel disiplini ve zekası olan elit atletler.

Bana göre, UFC Şampiyonu George St.Pierre’den daha iyi bir spor elçisi yok.

Kendisi birkaç yıl önce önemli bir karşılaşmanın ardından şöyle bir açıklama yapmıştı:

“Her zaman benden daha iyi güreşçiler, benden daha iyi boksörlerle çalışırım. Sizden daha iyi olan insanlarla çalıştığınızda, zorluklarla başa çıkmayı öğrenirsiniz. Kendi kendime meydan okumak da beni daha iyi hale getirir.”

Bu söz yalnızca önemli bir karşılaşmadan önceki stratejik yaklaşım olmakla kalmayıp aynı zamanda bir lider olarak benim açımdan da anlamlı.

Etrafımda benden daha akıllı ve benimkilere kıyasla çok daha çeşitlilik sergileyen becerilere sahip liderlerin bulunması da benim açımdan aynı derecede önemli.

Aynı zamanda, ekibimdeki liderlerle de iyi bir denge kurmaya çalışıyorum.

Benim fikirlerime ve iş dünyasındaki kanıksanmış formüllere meydan okuyacak entelektüel kapasiteye sahip bir ekip oluşturmayı önemsiyorum.

Tom Gimbel,

Kurcu ve CEO – LaSalle Network

Şirketinizle ilgili belli bir algıya sahip potansiyel müşterilerle toplantılar yapacaksınız.

İnsanların gözlerinin içine bakın, yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu ve bunu düzeltmeniz için size gelindiğini bildiğinizi gösterin.

Kendinizi pazarlayın. Bundan çekinmeyin, pozitif ve neşeli bir şekilde bu tavrı ortaya koymanızda mahsur yok.

Potansiyel müşterilere işi istediğinizi söyleyin. Utanmayın, gurur para kazandıran bir şey değil.

Hayley Barna,

Ortak Kurucu ve Ortak CEO Birchbox

“Hiçbir zaman zayıf noktalarınızı bir başkasının güçlü yönleriyle karşılaştırmayın.”

Bu, işletme okuduğu sırada kocamın öğrendiği bir tavsiyeydi ve başkalarının nasıl başardığına şaşırıp kaldığımız, bize göre yapılması çok zor bir şeyler söz konusu olduğunda sürekli birbirinize tekrarladığımız bir mantra’dır.

Özellikle rekabetçi, iddialı insanlar için bu tür karşılaştırmalar kışkırtıcı olsa da, kendi yeteneklerinize odaklanmanız gerektiğini hatırlatan bir söz olması açısından önemli.

Ancak bu şekilde gerçek anlamda bir etki yaratabilirsiniz. Mucize de ancak herkesin kendisine özgü becerilerinin koordinasyonunun yaratabileceği bir şeydir.

Stacey Boyd,

Kurucu ve CEO – Schoola

Birkaç yıl önce ölen The Gap’in kurucusu ve CEO’su Don Fischer bana, yıllara dayanan işe alım deneyimine rağmen seçimlerinin sadece yarısında başarılı olabildiğini söylemişti.

Ayrıca yeni birisinin işe başladığı ilk iki haftada, doğru mu yoksa yanlış bir tercih mi olduğunu anlayabiliyordu.

Kişi işe uygun olmadığında da harekete geçmek için fazla beklemiyordu. Değişiklik olacağını beklemenin kötü bir kararı daha da vahim hale getireceğine inanmıştı; bu, artık benim de paylaştığım bir fikir.

Christopher Koelsch,

Başkan ve CEO – Los Angeles Operası

Nihai ürüne olabildiğince yakın durmaya çalışın.

Lider olduğunuz için her tür sorun sizin masanıza gelir ve bu da dikkatinizi bütünüyle o anki krize yoğunlaştırmanızı engeller.

Ancak her şeye rağmen asıl olarak esas görevinize odaklanmanız önemli;

benim durumumda bu, sahneye koyduğumuz üründen sorumlu sanatçılar ve diğer çalışanlarla yakın temas halinde olmak anlamına geliyor.

Çatışma ve gerilimden de korkmayın.

Liderin huzursuzluk yaratmaması tabii ki önemli ancak aynı şekilde kanıksanmış düşüncelere, sürü psikolojisine meydan okumak da, daha iyiye ulaşmayı hedefleyen bir yaklaşım.

 

 

 

 

Serkan UYGUR

Marketing Communication (MA)

Marketing and Sales Analysis Consultant

serkanuygur.marketing@gmail.com

 

Merhaba Dostlarım,

Dünya ve toplumlar, gelişmek ve ihtiyaçların çeşitli şekillerde karşılanması için, bir çok bilimsel çalışmalar yapmaktadırlar.

Pazarlama ve Satış Stratejileri, Hologram teknikleri, Arttırılmış Sanal Gerçeklik, Yapay Zeka, İnovasyon gibi bir çok bilimsel gelişmeler art arda gelmektedir.

Dünyada bir çok ülke, bu saydığımız teknolojileri kullanmaktadırlar.

Ülkemiz bu seviyedeki bir bilimsel gelişmeleri çok uzun yıllar sonra, ucundan tutacağını düşünüyorum.

Yurt dışındaki toplumlumlar, bu teknolojileri son 5 yıldır kullanmaktadırlar.

Akıllı telefonlardaki inanılmaz değişim, e-ticarette yaşanılan dönüşüm, bilgisayarlara komut verilerek yapılan işler yerini atık düşünceniz ile komutlara bırakacak, robot teknolojisinin insan beyninin emri altına girmesi ve üretilen ürünlerinin kalitesinin artması tüketicilere olumlu yansıması olacaktır.

Yaşanılan bütün gelişmeler, Pazarlama ve Satış stratejilerinin daha fazla gelişmesine ve tekniklerinin artışına sebep olacaktır.

Bilinmesi gereken en önemli konu, yaşam koşullarının insanların en basit şekilde yararlanmasını sağlamaktır.

Hayatımızı ne kadar basitleştirip kullanılabilirliği arttırmamız sayesinde, yaşam kalitemiz üst seviyeye ulaşacaktır.

Bilim ve teknolojiyi ne kadar verimli kullanırsak ve konular hakkında her bir birey; dinleyip, yorum yapıp kendi düşüncelerini ortaya koyarsa, gelişme seviyemiz ve kültür seviyemiz bir o kadar çok artacaktır.

 

Teşekkürler.

Saygılarımla.

 

 

 

 

Serkan UYGUR

Marketing Communication (MA)

Marketing and Sales Analysis Consultant

serkanuygur.marketing@gmail.com

Bu içerik parola ile korunmaktadır. Görmek için lütfen aşağı parolanızı girin:

Bu içerik parola ile korunmaktadır. Görmek için lütfen aşağı parolanızı girin:

Merhaba Dostlarım,

İkna etme, yıllardan beri hayatımızın içinde bulunmaktadır. Temeli; Birey ihtiyacını karşılamasıdır.

Her meslekten insanlar, bir biri ile iletişim içinde olup, fikir alışverişi yapar. Bu fikir alışverişi, bir konu üzerine ise, biz bu duruma, beyin fırtınası diyoruz.

Fikir alışverişinde önemli olan, farklı bilgilere ulaşmak ve inovasyon ile ortaya güzel bir bilgi birikimi orataya çıkarmaktır. Çünkü toplumumuzdaki bireylerin hepsi, farklı kültürden gelmiş olup, farklı şekillde tecrübeleri bulunmaktadır.

Bir çok toplum fertleri, bir konu üzerine araştırma yapar ve elde ettiği bilgileri, arzu eden kişiler ile paylaşır. Tabi ki belkide aralarında o konuyu bilen ve hakim olan kişilerde olabilmektedir. Fakat bazı bilgiler, kişinin kendi bilgileri ile çelişir ve karşılıklı etkileşim sürecine girerler.

İknanın temel prensibi – Neuro Marketing – dir. Sade bir ifade ile Algı Yönetimi, daha da sadeleştirirsek, Bireyin Karar Vermesinin sağlanmasıdır.

Neuro Marketing konusu oldukça uzun bir konudur. Case Study, vakka çalışmalarıyla anlatılıp, gözlemlenmesi gereken bir konudur. Açıkçası bir eğitim konusudur. Talep edilirse destek olmak isterim.

Üzerinden yüzeysel geçmek gerekirse şu şekilde anlatılır. En sade anlatımıyla, Eski Beynimiz sayesinde, kişisel kararlarımızı almamızı sağlar.

Bireyler çoğu zaman karar veremezler veya ikilemde kalırlar, yani ikna olamazlar. İkna olunması için ihtiyacın karşılanması gerekir. Bireyler aradıkları ürünün peşinden koşar ve istediği ürüne ulaşmak için, zaman ve şartlar ne olursa olsun elde etmek ister. İşte bu tetiklenme, bizlerin davranışsal olarak harakete geçmemizi sağlar.

Bilinçaltı ve kararlar;

Hayatımız botunca öğrendiğimiz her bilgi bilinç altında depolanır. Özellikle Görsel ögeler, anında işlenir.

Nasıl etkileniriz;

·    Sosyal Statü

·    Kazanç

·    Yaşam Kalitesi

·    Giyim Tarzımız

·    Konuşma Stilimiz

·    Vücut Dilimiz

·    Uğrak Mekanlarımız

·    Yediklerimiz ve İçtiklerimiz

·    Kullandığımız Aksessuarlarımız

Saydıklarımızı daha fazla da detaylandırabiliriz.

Unutulmaması gereken temel gerçek;

Bireyler, ilk üç saniyede, sizin görünüşünüzden bir fikir sahibi olurlar.

Güzel Bir Görünüş, İyi Bir Tavsiye Mektubudur.

·    Kalp Atışları hızlanır

·    Göz merceği büyür

·    Vücutdaki adranalin artar

·    Algı en yüksek seviyededir

Fakat bazı konuları atlalamamakta fayda var,

Önyargı;

Yaşadığımız,

·    Aile

·    Demografik çevre

·    Arkadaşlarımız

Bir çok düşüncelerimizi ve bilgilerimizi etkiler. Bazı fikirlere karşı, istem dışı kapalı olabiiriz.

İşte bu durumda yapılması gereken önemli kıstaslar;

Ilk karşılaştığınız ve tokalaştığınız insandan bir geribildirim (feedback) alamayabilirsiniz, Karşınızdaki kişi size soğuk veya ilgisiz davranıyor olabilir. Merak edilmemesi gereken en önemli konu hiç bir şeyin bitmediğidir. Bireyler bazen etkileşim içinde olamayabilir. KONUŞMAK bir sanattır.

·    Konuşurken, kurduğunuz cümlenin vurguları ve net ifadeler,

·    Yüz ifadenizdeki, sıcaklık ve güler yüz

·    Samimiyet

·    Rahatlığınız

·    İlgi ve alakanız

Karşınızdaki kişiyi ikna etmeye veya uyum sağlamaya yönlendirebilir.

İknanın temeli İLETİŞİME dayanır. Hangi kültürden olursanız olun İLETİŞİM dünyanın her yerinde aynıdır.

Özgüven ve Güven, yüzeysel ve kısa anlatılmayacak kadar uzun ve üzerinde durulması gereken ve hatta örnek çalışmaların yapılması gereken bir konudur.

Pazarlama ve satış sürecinde bir çok ikna yolları bulunmaktadır;

·    Karşı direnci kırmak

·    Empati

·    Dinlemek

·    Soru sormak

·    Değer vermek ve değer verildiğini hissettirmek

Sayılanlar daha fazla genişletilebilir.

Karşınızdaki insanları rahat bir şekilde ikna etmek istiyorsanız;

·    Kendinize güvenin

·    Bilginize güvenin

·    Araştırma yapın

·    Bilmediğiniz konu hakkında yorum yapmayın, net olarak bilmiyorum diyebilirsiniz ve konuyu not alın araştırın

·    Taklit etmeyin. SİZ olun

·    Her bireyin kendine has bir tarzı vardır.

·    Gündemi takip edin

·    Kim olursa olsun herkesi dinleyin ve arkadaş olun

·    Bilgiye değer verin ve önemini unutmayın

İknanın bir çok yöntemi ve stratejileri vardır. Temel olan karşınızdaki kişilerin ihtiyacını ve gereksinimini karşılıyor olmasıdır.

Mesleğimiz hakkında, akademik kitaplar okuyarak bilgi hazinemiz güçlendirilebilir. Yurt dışındaki web sitelerinden, mesleğimiz hakkında yararlanabileceğimiz bilgilere ulaşabiliriz.

Hayatımız boyunca yapıcı olduğumuz surece her bir bireyi etkileyebilir ve ikna edebiliriz. Önemli olan; Araştırmak, Analiz etmek ve Yorum yapmaktır.

Bütün dostlarıma saygılarımı sunarım.

 

 

 

 

 

Serkan UYGUR

Marketing Communication (MA)

Marketing and Sales Analysis Consultant

serkanuygur.marketing@gmail.com

 

 

 

Merhaba Dostlarım,

Dünyada gelişen teknolojiler, şirketlerin yönetici kademelerinide değiştirmiştir.

Her firma gelişen teknolojiye ayak uydurmakta ve C Serisi yönetim kademeleri oluşmaktadır.

İnternet kullanımındaki yükseliş, firmaların dijital teknolojide söz sahibi olmaya itmektedir.

Her firma bünyesinde yeni departmanlar açıp, piyasada lider olmak için hesaplar yapmaktadır.

C Serisi yönetim kademeleri;

CAO – Chief Administrative Officer / İdari işler

Şirketin işletme ve yönetiminde söz sahibi olan kişi.

CAO – Chief Analytics Officer / Veri analizi

Yönetim kurulu toplantılarında veri yönetimi ve analizlerin raporlarına dair açıklamalar kendisinden beklenir.

CDO – Chief Data Officer benzer bir görev yapar.

CBO – Chief Brand Officer / Marka yönetimi

Marka yönetiminden sorumlu olacak ve markanın değerini yükseltmekle görevli kişidir.

Pazarlama, reklamcılık, tasarım, müşteri ilişkileri ve müşteri hizmetleri ekipleri ekipleriyle koordineli çalışır, hatta yönetebilir.

CBDO – Chief Business Development Officer / İş Geliştirme

Pazarlama, satış, teknoloji, piyasa araştırmaları ve yeniliklerini denetleyip yönetecektir.

CCO – Chief Commercial Officer / Ticari faaliyetler

İç ve dış ticaret faaliyetlerinde, e-ticaret faaliyetlerinde piyasa ve şirket içerisindeki pazar payları ile, yeni pazarlar konusunda yönetim yetkisi ve yönetim kuruluna karşı sorumludur.

Satış, lojistik, üretim ve operasyon departmanları ile koordineli çalışır.

CCO – Chief Communications Officer / İletişim

Müşteriler, diğer tüm muhataplarla gerçekleşecek iletişim sürecini yönetir.

CCO – Chief Content Officer / İçerik yönetimi

Bir içerik ve haber platformu yönetmekteyseniz, içerik ekibinin sorumlusu, girişlerinin konulara ve gündeme göre dağıtıcısı, frekans belirleyicisi ve yöneticisidir.

CCO – Chief Creative Officer / Tasarım, yaratıcılık

Reklam ajanslarında veya moda, mobilya, aksesuar gibi yaratıcı tasarım gerektiren alanlarda, kreatif ekibi yöneten, tasarımcının ve müşterinin dilinden anlayan, trendleri bilen kişidir.

Chief Design Officer (CDO) benzer göreve sahiptir.

CCO – Chief Customer Officer / Müşteri ilişkileri

Müşteri ilişkileri ekibi geniş olan şirket ve kurumlarda, müşteri geri bildirimleri, şikayet, memnuniyet ve yardım talepleri hakkındaki, tüm süreci koordine eder ve CEO ya raporlar.

CDO – Chief Digital Officer / Dijital faaliyetler

İnternet tüm şirketlerin içine işleyen bir kanal. Dijital alanda faaliyet göstermeyen bir şirket günümüze ayak uyduramıyor demektir. Dijital faaliyetleri tek bir çatı altında toplamayarak yönetmenizi sağlar.

CFO – Chief Finance Officer / Finans yönetimi

Finans ve muhasebe departmanınızda çok çalışanınız varsa, yönetim kurulunuza yer alır.

CHRO – Chief Human Resources Officer / İnsan kaynakları

Personel ile iletişim, eğitim, performans ve işe alım süreçlerini İK departmanın sorumluluğundadır, İK departmanın başında olan yöneticidir.

CIO – Chief Information Officer / Bilgi ve haber alıp verme

Sektör yenilikleri, teknolojik her türlü gelişme ve şirketin buna adaptasyonu konularıyla ilgilenir.

CIO – Chief Investment Officer / Yatırım

Her türden yatırımcı ilişkileri, yatırım kararları, yeni alınacak yatırımlar, bunlarla ilgili yapılacak görüşmeler ve bunların süreçlerini çekip çevirir. CFO ile koordineli çalışır.

CLO – Chief Legal Officer / Hukuk

Şirkette hukuki müdahale içeren her türlü konuyla ilgili bilgi alabilirsiniz. Telif hakları, patent hakları, basın – yayın tekzipleri ve işten ayrılan çalışanlarla ilgili konular da dahil, kendisi faydanıza olacaktır.

CMO – Chief Marketing Officer / Pazarlama

Pazarlama departmanı, en önemli departmanlardan biridir. Ürününüz ve hizmetiniz ne olursa olsun offline ve online tüm pazarlama kararları pazarlama departmanında hayat bulur. Bu departmanı yönetir.

CMO – Chief Media Officer / Medya yönetimi

Reklam ve pazarlama ajansları, içerik portalları, televizyon ve haber kanalları gibi, çok yoğun medya iletişimi gerektiren şirketiniz için gerekir.

CNO – Chief Networking Officer / Sosyal organizasyonlar

Şirketin sosyal etkinlik ve organizasyonlarının, pazar araştırması ile birlikte yapılacak çalışmaların, şirket ile ortaklar arasındaki ilişkilerin yönetimini bir departmanda toplayabilirsiniz.

COO – Chief Operations Officer / Operasyonel yönetim

Bütün kararları ve yönetimini bağlayabilirsiniz. Tüm departmanlardan rapor isteyebilir.

CPO – Chief Product Officer / Ürün yönetimi

Üretim, yazılım, pazarlama gibi alanlarda bir ürün yönetimi departmanı yaratabilir, bu departmanınızın yönetim kurulunda neler yaptığını öğrenebilirsiniz. İnovasyon projeleri, proje yönetimlerini bu kişi ile gerçekleştirebilirsiniz.

CRO – Chief Research Officer / Ar-Ge

Marka araştırması, pazarlama ve iş geliştirme faaliyetlerinde araştırma ve pazarlama ekibini bir araya getirecek yönetimini gerçekleştirebilirsiniz.

CRO – Chief Risk Officer / Risk yönetimi

Banka ve kurumsal şirketlerin risk araştırmalarını ve analizleri gerçekleştirildiği departmanlar biraraya getirilerek yönetiminde yapılandırabilirsiniz.

CSO – Chief Sales Officer / Satış

Yoğun satış operasyonları, saha satışı ve tele satış ekibiniz şirketiniz için çok önemlidir. Bu ekibin başına getireceğiniz kişi, tüm satıştan sorumlu olacaktır.

CSCO – Chief Supply Chain Officer / Tedarik

Tedarik ve satın alma ekibinin kontrolü, geliştirilmesi ve yönetilmesinden sorumlu tutabilirsiniz

CSO – Chief Security Officer / Güvenlik

Ödeme sistemleri, teknoloji, telekominikasyon, network ve sistem alanlarında bilgi güvenliği ve test süreçlerinin oluşturulacağı departmanın başına bir kişi getirebilirsiniz.

CTO – Chief Technology Officer / Teknoloji

Sektörünüz ve sektörünüzün yan kollarıyla ilgili bilimsel ve teknolojik ilerlemeleri, haberleri takip etmek için konumlandırabilirsiniz.

CWO – Chief Web Officer / Web ve internet

Şirketiniz internet sektöründe ise, alanındaki teknolojik gelişmeleri, iyileştirme ve geliştirmeleri web departmanında birleştirebilirsiniz. Bu departmanın raporlarını yönetim kurulu toplantılarında gündeme getirecek kişidir.

CXO – Chief Experience Officer / Kullanıcı deneyimi

Tasarım, arayüz ve yazılım konularında, bunların geliştirilip iyileştirilmelerinden sorumludur.

CEO – Chief Executive Officer

Her bir birimin hesap vericisi, yöneticilerin yöneticisi kişidir.

 

Teşekkürler.

Saygılarımla.

 

 

 

 

Serkan UYGUR

Marketing Communication (MA)

Marketing and Sales Analysis Consultant

serkanuygur.marketing@gmail.com